Cuma , 19 Nisan 2019
Anasayfa / Yazar Arşivi: Abdulkadir SELVİ

Yazar Arşivi: Abdulkadir SELVİ

Mısır’daki darbenin arkasındaki parmak

Mısır’da seçilmiş Cumhurbaşkanı, bir askeri darbe ile devrildi.

Şimdi bir yerde gözaltında tutuluyor.

Milletin seçtiği götürülürken, darbenin Cumhurbaşkanı yemin ettirilip işbaşı yaptırılıyor.

Üzerinden asırlar geçse de Mursi, Mısır’ın seçilmiş ve meşru tek Cumhurbaşkanı’dır.

Gerisi teferruat.

Çünkü hiçbir mazeret darbeyi meşru göstermeye yetmez.

Dünyanın demokrasi şampiyonu ülkelerinden ise ses yok.

Hani onlar radikal, köktenci rejimlere karşıydılar. İslam dünyasının da demokrasi ile yaşamasını istiyorlardı.

Ne oldu?

ABD Başkanı Obama dahil hiçbirisi ağzını açıp, seçilmiş Cumhurbaşkanı’nın ve demokrasinin yanındayız diyebildiler mi?

Mısır’da demokrasi yaşasın diye açıklama yapan Batılı bir ülkeyi ya da organı gördünüz mü?

Arapların baharını kışa çevirdiler.

Çünkü bu, ‘Made in Batı’ antetli bir darbe.

Bakmayın öyle, Mısır’ı iyi yönetemedi, tek adamlığa yöneldi tezviratlarına.

Darbenin ardından açıklanan yol haritası, hazırlıkların daha Mursi’nin seçildiği gün başladığını gösteriyor.

Ne zaman ki İsrail, Gazze’ye saldırdığında Mursi çıktı, ‘İsrail bilmelidir ki; bölge ülkeleri eski bölge ülkeleri değil, liderleri de eski liderler değil’ dedi, ipi o gün çekildi.

Yeni Mısır’ı, yeni Ortadoğu düzenini ve İsrail’in geleceğini düşündüler.

O nedenle bu darbe iç dinamiklerden ziyade, dış politika önceliklerine göre düzenlendi.

Beyler Mısır’da her şey bitmedi, aslında her şey yeniden başlıyor.

Erken doğum yaptırdığınız Arap Baharı daha güçlenerek, kök salarak geliyor.

Mursi boyun eğmedi ya, halkına diren çağrısı yaptı ya, Müslüman Kardeşler darbeyi tanıyıp, teslim olmadılar ya…

Önemli olan Batı’nın ya da askerin ne yapacağı değildi. Onlar yıllarca diktatörlerle iş tuttular, askerin işi diktatörlerin kılıcı, demokrasinin Azrail’i olmaktı. Herkes kendi tıynetine, görev paylaşımına uygun olanı yaptı.

Önemli olan Mursi’nin ne yapacağı, İhvan’ın nasıl hareket edeceğiydi.

Bugün Mısır’da kaybettiler belki.

Ama Mısır’ın geleceğinde yer aldılar.

Hem de demokrasi sayfasının başına isimlerini altın harflerle yazdırdılar.

Seçimle geldi, darbeye karşı direndik, zulme boyun eğilmedik diyebilecekleri şeref levhaları oldu.

Tersine hareket etseler. Direnmese, darbeye boyun eğselerdi işte o zaman kaybederlerdi.

Hem iktidarlarından hem de itibarlarından olurlardı.

Şimdi iktidarlarını kaybettiler belki ama ‘Direnen İhvan’ olarak geçmişe göre bugün daha itibarlılar.

Başları dik.

Mısır’da bugün darbeciler kazandı.

Mısır semalarında savaş uçakları uçtu dün.

İsrail’e karşı uçamayan uçakları ile kendi halkına karşı gövde gösterisi yaptı darbeciler.

Bunların tankları halklarına karşı yürür, savaş uçakları kendi halkına gözdağı vermek için uçurulur.

Gün onların.

Gelecek demokrasiye inananların olacak.

Gelecekte ise, darbeyi tanımayıp, direnin çağrısı yapan Mursi ve onun gibiler kazanacak.

Er ya da geç, zafer, ‘Direnen demokrasi’nin, ‘Direnen Mursi’nin olacak.

HÜSEYİN ÇELİK’E TEBRİK

Dünyanın neresinde olursa olsun. Ne zaman demokrasiye yönelik bir tehdit olsa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’i, buna karşı mücadele verirken görüyoruz.

27 Nisan e-muhtırası verildiğinde, ekranlara çıkıp, yürekli açıklamalar yapmıştı.

Gezi’yi fırsat bilerek, hükümeti devirme provaları yapılırken, birilerinin twitter atmaya korktuğu bir zamanda, Hüseyin Çelik, yiğit bir demokrat olarak canlı yayınlarda ve sosyal medyada vardı.

Mısır’da demokrasi alaşağı edilirken, seçilmiş Cumhurbaşkanı dünyanın gözü önünde devrilirken, birçoklarından ses çıkmadığı bir ortamda yine Hüseyin Çelik konuştu.

Demokrasinin böylesine güçlü seslere ihtiyacı var.

Darbe aynı zamanda bir korku yönetimi demektir. Korku şalı bu tür yürekli demokratların çıkışı ile aşılır.

Başbakan Erdoğan, Fas dönüşü kendisini karşılayan yüzbinlerle birlikte direnişi başlatmasa, Yalçın Akdoğan daha ilk başta, ‘Erdoğan’ı yedirtmeyiz’ diye kendini ortaya koymasa birilerinin hevesi kursaklarında kalmayabilirdi.

Onun için herkesin sustuğu anlarda konuşan yürekli ve ‘Yiğit demokratları’ alkışlıyorum. Hüseyin Çelik’i, cesaretli tavrından dolayı tebrik ediyorum. Demokrasinin yanında, darbenin karşısında yer alan herkesi alkışlamaya devam edeceğim.

‘Diren demokrasi.’

Paylaş
Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
Facebook
Facebook
Twitter