Cuma , 25 Mayıs 2018
Anasayfa / Yazar Arşivi: imhgebze

Yazar Arşivi: imhgebze

Gebze İMH Ramazan öncesi piknikte buluştu

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze, genel kurul üyeleri ve ders halkalarına katılanlara yönelik olarak Ramazan öncesi geleneksel piknik programı düzenledi. Mollafenari Çeşmealtı piknik alanında düzenlenen piknik programına İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze Başkanı Musa Öztürk, yönetim kurulu üyeleri, genel kurul üyeleri, halka dersleri ve genç hareket üyeleri ile çok sayıda konuk katıldı.

MUSA ÖZTÜRK: ÖNCELİĞİMİZ GENÇLER

Sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleşen piknik programında kısa bir selamlama konuşması yapan İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze Başkanı Musa Öztürk, hareketin Gebze’de yürüttüğü faaliyetler ve yaz döneminde yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verdi. Gebze İMH olarak özellikle gençlere yönelik faaliyetlere ağırlık verdiklerini ifade eden Musa Öztürk, “Gebze İMH olarak 2017-2018 faaliyet döneminde gençlik eksenli, gençleri önceleyen çalışmalara ağırlık verdik. Zira bu ümmetin, bu ülkenin ve takva eksenli dönüşümü esas alan bu camianın geleceği, bilinçli, sorumlu, nitelikli ve salih amellerle kendisini sürekli geliştirmeyi amaç edinmiş gençlerdedir. Camia olarak en büyük misyonumuz bu ümmete, bu millete İslami bilinç, izzet, vakar ve ilim sahibi gençleri kazandırmaktır” dedi.

Gebze İMH’nin piknik organizasyonu ormanlık alandaki doğa yürüyüşleri, voleybol karşılaşmaları ile genç hareket üyelerinin halat çekme yarışmaları ve farklı etkinliklerin ardından birlikte kılınan ikinci namazıyla sona erdi.

 

Doğu Guta İçin İlk Tır Yola Çıktı KAMPANYA DEVAM EDİYOR

Doğu Guta’ya yardım kampanyası devam ediyor

Gebze’den ilk yardım TIR’ı Suriye’ye gönderildi

Gebze Suriye Dayanışma Platformu ve İHH işbirliğiyle geçtiğimiz ay başlatılan Doğu Guta’ya yardım kampanyası devam ediyor. Geçtiğimiz hafta sonu ilk yardım TIR’ı Çoban Mustafa Paşa Camii önünden törenle uğurlanırken ikinci TIR’ın da tamamlanarak bölgeye gönderilmesi için vatandaşlar kampanyaya destek vermeye davet edildi. Platforma üye sivil toplum kuruluşlarının öncülük ettiği kampanyaya vatandaşlar bir çuval un bedeli olarak 60 lira yatırarak katkıda bulunuyor.

Bir yandan rejimin acımasız hava bombardımanları, öte yandan açlık ve yoklukla mücadele ederek hayatta kalmaya çalışan mazlum Doğu Guta’nın sayıları onbinleri aşan sivil halkı başta İdlip olmak üzere muhaliflerin kontrolündeki bölgelere kaçarak muhacir durumuna düştü. Bölgede başta un olmak üzere temel gıda maddelerine ihtiyaç bulunuyor.

KARDEŞLİK BU GÜNLER İÇİN

“Kardeşlik Bu Günler İçin” sloganıyla yola çıkan Gebze Suriye ile Dayanışma Platformu üyesi sivil toplum kuruluşları, insani yardımın ulaştırılabildiği şu günlerde Gebzelileri en az bir çuval un alarak Doğu Guta halkına destek vermeye davet etti. Kampanyaya Gebze Suriye ile Dayanışma Platformu’na üye İHH Gebze, Türkiye Gençlik Vakfı Gebze, İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze, Akademi Eğitim Kültür Dayanışma Derneği, İlim Yayma Cemiyeti, Eğitim Bir Sen, Gebze Din Görevlileri Derneği, Gebze İmam Hatip Mezunları Derneği(GİLMDER), İnsana Hizmet Derneği,  Erbakan Vakfı Gebze ve Erdemli Nesil Derneği destek veriyor. Kampanyaya destek vermek isteyen vatandaşlar yardımlarını Uluslararası İnsani Yardım Vakfı İHH’nın aşağıdaki hesap numaralarına yatırabilecek:

Ziraat Bankası    : TR66 0001 0004 8802 1249 9450 07

Ziraat Katılım     : TR94 0020 9000 0000 2121 0000 02

Halk Bank            : TR43 0001 2009 7540 0012 0100 80

Kuveyt Türk       : TR50 0020 5000 0009    9999 0009 01

Albaraka Türk    : TR16 0020 3000 0028 7839 0000 09

Türkiye Finans  : TR 24 0020 6000 0400 3279 3000 01

Vakıf Bank          : TR29 0001 5001 5800 72 66 5775 89

PTT Posta Çeki  : 1605451

(Yardımlarınızı hesaba yatırırken 9075 Gebze Proje Kodunu yazmayı unutmayınız.)

 

 

Gebze İnsan ve Medeniyet Hareketi’nde “Küreselleşme” okumaları devam ediyor

Gebze İnsan ve Medeniyet Hareketi’nde “Küreselleşme” okumaları devam ediyor

 

Gebze İMH’de “Küresel Çağda Varolmak” tahlil edildi

Gebze İnsan ve Medeniyet Hareketi merkezinde her ay düzenli olarak gerçekleştirilen Kitap Tahlili etkinliğinde Atasoy Müftüoğlu’nun ‘Küresel Çağda Varolmak’ adlı eseri tahlil edildi.

İnsan ve Medeniyet Hareketi Eğitim Komisyonu Başkanı Eğitimci-Yazar Kamil Ergenç’in moderatörlüğünde gerçekleşen Kitap Tahlil programları, üçüncü yılında ‘Küreselleşme’ kavramı eksenli eserleri tahlil etmeye devam ediyor. Bu çerçevede mart ayı kitabı olan Atasoy Müftüoğlu’nun ‘Küresel Çağda Varolmak’ adlı eseri vakıf merkezinde tartışmaya açıldı.

Eserinde çağa tanıklık bilincini üst seviyede tutmaya çalışan yazar, diri tutucu fikirlerin cümlelere cömertçe yayıldığı bir eser olan ‘Küresel Çağda Varolmak’, Atasoy Müftüoğlu’nun diğer bütün eserlerinde de gözlemlendiği gibi okuyanlarını uyanmaya, direnmeye ve var olmaya davet ediyor.

MODERNİTEYE YANIT VEREMEDİK POSTMODERNİTE İLE HESAPLAŞAMADIK

Eserinde Avro-Amerikan merkezli küreselleşmeyle, sömürgeci küreselleşme karşısında Müslümanların tutumuna radikal eleştiriler yönelten Atasoy Müftüoğlu, düşüncelerini şu şekilde özetliyor: ‘’Küreselleşme Amerikancılığın, emperyalizmin yeni adı. Tüketim kültürünün küreselleşmesi zihinsel anlamda, kalbi anlamda, ruhi anlamda tükenişimize sebep oldu. Bugün insanlar tüketim tapınakları peşindeler. İhtiyaçlarımızı reklamlar belirliyor. Bugün cemaat liderleri bile pazarlanıyor. Biz postmodernite ile hesaplaşamadık, moderniteye bir yanıt veremedik, kendi modernitemizi de oluşturamadık. Biz araftayız. Bizim için bir gelecek yok. Hâlâ Batı’nın teknolojisini alalım ama kültürünü bırakalım diyoruz. Fakat nasıl yapacağımıza ise cevap veremedik.

KÜRESEL KÜLTÜR ULUSAL DEVLETLERLE DE SAVAŞIYOR

Postmodern küresel kültürün bu modern putlarla ilgili bir eleştirisi var. Dolayısıyla küresel kültür, ulusal devletle devletin bir ikon haline gelmesiyle de savaşıyor. Küreselleşmeden bu anlamda yararlanılabilir, ya da küreselleşmenin bize kazandırdığı iletişim devriminden yararlanılabilir. Bu enformasyon çağında biz hala ümmetle konuşmuyoruz. Ümmet ne düşünüyor konuşmuyoruz.’’

Eser genel anlamı ile kapitalist ekonominin; bütün anlamları, erdemleri, bilgelikleri ve ahlakı imha ederek insanlık dışı gerçekler oluşturduğunu belirterek, sınırsız büyüme stratejilerinin ağır insanlık sorunlarına, büyük kötülüklere ve felaketlere yol açtığını, kapitalist sistemde uygarlık adı altında bütün kişilikleri ve karakterleri erozyona uğrattığını ifade ediyor.

AVRUPA VE AMERİKA KENDİ DÜNYA GÖRÜŞÜNÜ FAŞİZM VE SAVAŞ YOLUYLA KABUL ETTİRMEYE ÇALIŞIYOR

Esere göre, günümüz dünyasında piyasanın evrenselliği dışında bir evrensellikten söz etmek mümkün değil. Bu tür bir evrensellik, sermaye aklının, neoliberal aklın dünya çapında etkili olmasını sağlıyor. Neoliberal akıl, kimliklerin, kültürlerin paramparça olmasına neden oluyor. Neoliberal akıl ve kültür karşısında toplumlarımızda; İslami kaygılar taşımayan, nötr ve monoton bir kişiliği ve karekteri temsil eden muğlak varoluş biçimleri çoğalıyor. Bu durum karşısında, bilincimizi sömürgeleştiren, aşındıran, çürüten süreçlerin maskesini düşürmek yerine suskun, tepkisiz, apolitik, gri, kirli hayatlar yaşayabiliyoruz. Avrupa ve Amerika, kendi dünya görüşlerini, hayat tarzlarını, Avrupa dışı dünyaya faşizm ve savaş yoluyla kabul ettirmeye çalışıyor. Modern-seküler proje yoluyla İslam toplumları, neoliberal fikirlere açık hale getirilecektir; Türkiye`deki gelişmelere bakılınca bu projenin büyük ölçüde etkili olduğu görülebiliyor. Yazar eserinde daha çok eleştirel bir dil kullanarak, öze dönüş çağrıları yapıyor ve tüm olumsuzluklara rağmen Müslümanların her çağda var olabileceğini vurguluyor.

Yaklaşık iki saat süren kitap tahlilinde katılımcılar  yazarın sömürgeci küreselleşme sürecine yönelik eleştirilerine katıldıklarını ifade ederken, özellikle İslam dünyası ve Ortadoğu’da yaşananlarla ilgili düşüncelerinin bütüncül bir bakıştan yoksun ve halkların hareketlerini ve iradelerini yok sayan bir duruş sergilediğini kaydettiler.

Kur’an’da Cahiliyye Kavramı – Aylık Kavram Desleri

Kur’an’da Cahiliye Kavramı

Sedat Kotan Hoca  “Cahiliye” kavramının boyutları ve belirgin özellikleriyle ilgili bir sunum gerçekleştirdi.

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze’de her ay geleneksel olarak düzenlenen kavram derslerinin sonuncusunda Sedat Kotan Hoca tarafından “Cahiliye” kavramıyla ilgili bir sunum yapıldı. Gebze İMH mensuplarının katıldığı sunumunu Kur’an’da cahiliye kavramlarının geçtiği Ali İmran 154, Maide 50 ve Fetih Suresi 26. ayetler çerçevesinde ele alan Sedat Kotan hoca büyük bir ilgiyle dinlendi.

MÜFREDAT’TA CAHİLİYE KAVRAMI

Konuşmasında cahiliye kavramının Kur’an’ın temel kavramlarından biri olduğunu vurgulayan Sedat Kotan hoca, cahiliye’nin kesin olmayan bir bilgiyle hareket etme anlamı taşıdığını belirterek, cahiliyenin inanç, düşünce, bilgi ve eylemde hayatımızdaki yansımaları ve boyutları üzerinde durdu. Arapçanın büyük ustası Ragıp El İsfahani’nin cahiliye tanımında üç anlamı ön plana çıkardığını anlatan Sedat Kotan, “Bunlardan ilki nefsin bilgiden uzak olması, ilim karşıtlığı, kesin bilgiye göre değil zan üzerine hareket etmedir. İkincisi, bir işi, yapılması gerekenin aksine yapmaktır. Üçüncü anlam ise bir şeye inancın o şeyin esas yapısının aksine bağlanmasıdır. Cahiliye kategorisindeki insan zanla, aceleci tepkisel ve fevri düşünür ve hareket eder. Bunun karşısında tevhidi düşünceye sahip olan insan ise ilim, kesin bilgi ve delille düşünür, sekinet ve vakarla hareket eder” diye konuştu.

CAHİLİYE’NİN BOYUTLARI

Cahiliye kavramını 20. Yüzyılda Müslümanların gündemine Seyyid Kutup ve Mevdudi gibi iki büyük düşünürün getirdiğini hatırlatan Sedat Kotan, Cahiliye’nin belirgin özellikleriyle ilgili bilgi verdi. Cahiliye’nin en belirgin özelliğinin sağlam bir bilgi ve delile dayanmayan, zan temelli düşünce, tutum ve davranışlar olduğunu ifade eden Sedat Kotan, cahiliyenin ikinci önemli özelliği olarak da taassubu gösterdi. Cahiliye’nin inançsal, hukuksal, yönetsel/sistemsel, ameli/eylemsel, ilimsizlik/zannilik ve soy/kabile/kavmiyet taassubu gibi ana başlıklarda ele alınacak boyutları olduğunu belirten Sedat Kotan hoca, “Merhum Seyyid Kutup cahiliyeyi “mutlak cahiliye” ve “şirk cahiliyesi” olarak kategorize ediyor. Mutlak cahiliye Allah yoktur, düşüncesi yani ateizmdir. Şirk cahiliyesinin temelinde ise Allah’ı uzak görmek vardır” dedi.

Sedat Kotan hocanın sunumu soru cevap bölümüyle sona erdi.

 

 

DOĞU GUTA’YA İLK TIR YARDIM YARIN GİDİYOR

Gebze Suriye ile Dayanışma Platformu Rejim ve Rus Güçleri tarafından ağır bombardıman altında tutulan Doğu Guta’ya İlk Yardım Tırını 06 Nisan 2018 Cuma (Yarın) gönderiyor. Çoban Mustafa Paşa Camii Arkasında bulunan Gebze İHH önünden kalkacak olan tır gönüllüler ve halkla beraber Cuma Namazı sonrası uğurlanacaktır.

 

KARDEŞLİK BUGÜN İÇİN! DOĞU GUTA YARDIM BEKLİYOR.

Gebze Suriye ile Dayanışma Platformu Doğu Guta’ya Un yardımı Götürüyor.

Suriye Rejim Güçlerinin hava saldırıları ve yoğun bombardımanı altında yaşam mücadelesi veren Doğu Guta halkı bir de açlık ve yoklukla imtihan ediliyor.

“Kardeşlik bu günler için” sloganıyla yola çıkan “Gebze Suriye ile Dayanışma Platformu” insani yardımın ulaştırılabildiği şu günlerde herkesi en az bir çuval un almaya davet ediyor. Bir çuval un bedeli 60 TL’dir.

 

 

VOLEYBOL TURNUVASI BAŞLIYOR

VOLEYBOL TURNUVASI BAŞLIYOR
İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze Geleneksel Voleybol Turnuvası Mart ayında başlıyor. Çeşitli sponsorların destek verdiği turnuvada derece alacak olanlara ödüller verilecektir. Voleybol Turnuvasına son başvuru tarihi 18 Mart 2018 Pazar günüdür.
İLK 3 TAKIMA ÖDÜL VERİLECEK
Turnuvada birinci olan takım oyuncularına ‘EŞOFMAN TAKIMI’ ikinci olan takım oyuncularına ‘SPOR AYAKKABI’ üçüncü olan takım oyuncularına da ‘KOL SAATİ’ hediye edilecektir.
TURNUVA TARİHLERİ
Başvuru Tarihi : 08 -18 Mart 2018
Başlama Tarihi : 19 Mart 2018
Bitiş Tarihi : 29 Nisan 2018
Başvuru Yeri : İMH Gebze Merkezi
İrtibat Tel : 0262 644 30 50
TURNUVA BİLGİLERİ •
Katılım ücreti : Takım Başı 240 TL olacaktır.
Sponsorluk bedeli 300 TL olacaktır.
Turnuva 24 Takımdan oluşacak.
Her takım 8 (6+2) kişiden oluşacak.
4 grup oluşturulacak ve eleme usulü yapılacak.
Her takıma 8’er adet atletik Tişört yapılacak.
Tüm Maçlar 3 set üzerinden yapılacaktır.
Lisanslı profosyonel takımlar kabul edilmeyecek.
Tüm Maçlar Gebze Gençlik Merkezi Spor Salonunda yapılacaktır
Turnuva kayıt ve sponsorluk talebi için 0262 644 30 50 nolu telefonu arayınız. 

Gebze İMH’de küreselleşme okumaları devam ediyor

Tarihin Küresel Tarihi

Gebze İnsan ve Medeniyet Hareketi’nde her ay geleneksel olarak düzenlenen Kitap Tahlili etkinliğinin Şubat ayı programında Daniel Woolf’un Tarihin Küresel Tarihi adlı eseri tartışıldı. Eğitimci-Yazar Kamil Ergenç hocanın moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinliğe eğitimciler ve entelektüel çalışmalara ilgi duyan Gebzeliler katıldı. Antik çağlardan günümüze tarihyazımının özetlendiği kitapta Avrupa, Çin ve İslam tarihleri ile Amerika, Rus, Japonya ve Hindistan tarihyazımı karşılaştırmaları yapılıyor ve tarihyazımları arasındaki etkileşimler, farklılıklar ve benzerliklere vurgu yapılarak Avrupamerkezci egemen tarihyazımı sorgulanıyor.

NESNEL BİR TARİH ANLATISI MÜMKÜN DEĞİL

Eğitimci-Yazar Kamil Ergenç’in yönettiği kitap kritiğinde katılımcılar; “Tarih nedir? Tarih anlatısının farklılıkları için ne söylenebilir? Nesnel bir tarih anlatısı mümkün mü? Tarihin döngüselliği ve doğrusallığı hakkında ne söylenebilir? Tarih yazımında sarsıcı gelişmeler ve dinlerin tarihe ilişkin beyanları ile İslami tarih perspektifi nasıl olmalı?” sorularına cevap aradı. Tarihin nesnel bir anlatısının mümkün olmadığını veya imkansıza yakın zor olduğunu ifade eden katılımcılar, dünya tarihi boyunca tarihçilerin egemen güç sahiplerinin etkisi ve baskısı altında bulunduğunu, üstün ve değerli cet arayışı, ırkçı, etnik, kültürel, dinsel nedenlerle nesnel bir tarih anlatısının gelişemediğini belirterek, hepsinden önemli olarak da, tarih yazanın doğru ve kuşatıcı bilgiye ulaşmasının zorluğunun nesnel bir tarih anlatısının önündeki en büyük engel olduğunu kaydetti.

TARİH YAZIMINDA AVRUPATEKBİNCİLİĞİ

Dünya tarihçiliğini kapsamlı bir şekilde ele alan eserin sahibi Daniel Woolf, Avro-Amerikan tarih yazımının antikiteden itibaren tarih yazımında oldukça ileri bir noktada olan Çin tarih yazımı ile diğer medeniyetlerin tarih yazımını yok saydığını belirterek, Batı Avrupa tarihsiciliğinin küresel bir hegemonya kurarak farklı tarih algılarını dışarıda bıraktığını vurguluyor. Avrupalıların dünya tarihi imgesinin Çin ve Müslüman tarih yazımını görünce kendi tarih yazımını gözden geçirmek zorunda kaldığını belirten Daniel Woolf, “Dünyada hiçbir uygarlık Çin kadar geçmişin kaydedilmesini ve anlaşılmasına Çin kadar önem vermemiştir. Çin’de tarih eğitimine Almanya ve İngiltere’den 1000 yıl önce ulaşıldığı görülüyor. 7. Yüzyılda başlayan İslam tarihyazımı, 9. Yüzyıla geldiğinde Bağdat tarihçileri bir haftada Alman-Fransız tarihçilerinin bir yılda ürettiğinden fazla anlatı oluşturdular” diyerek tarih yazımında trajik bir Avrupatekbenciliğinin yaşandığını ifade ediyor.

KUR’AN TARİHE ÖZEL BİR ÖNEM VERİR

Kitap tahlilinde İslam’ın tarih perspektifi üzerinde de duran katılımcılar, Kur’an’ı Kerim’in geçmiş uygarlıkların tarihine, yükseliş ve yıkılış nedenlerine dikkat çeken mesajlarla dolu olduğunu kaydettiler. Kur’an’ın insanlık tarihine damga vurmuş uygarlıkları ve tarihsel olayları entelektüel ve bilimsel bir merakı gidermek için değil, ana gayesi olan “Hidayet”e, yani doğru yola yöneltmek için gündemleştirdiğini vurgulayan katılımcılar, Kur’an’ın Müslümanlardan hayata, toplumlara, olaylara, savaşlara ve mücadelelere tarihsel derinlikle ve evrensel bir ufukla yaklaşmasını istediğini belirttiler.

Gebze İnsan ve Medeniyet Hareketi’nin Kitap Tahlili etkinliği önümüzdeki Mart ayında Atasoy Müftüoğlu’nun Küresel Çağda Varolmak adlı eseriyle devam edecek.

1 2 3

Ümmetin Başkenti Kudüs Programı Yapıldı

Amerika’nın Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesinin ardından gündemimize daha yoğun bir biçimde giren Filistin ile ilgili olarak Gebze’deki duyarlı Sivil Toplum Kuruluşlarıyla beraber kurulan “Gebze Filistinle Dayanışma Platformu” “Ümmetin Başkenti Kudüs” başlığı ile 20 Şubat 2018 Salı günü saat 19.30 – 22.00 Arası bir program düzenledi.

 

Kur’an Tilaveti ile başlayan program Mutlu Çocuk Okul Öncesi Mekteb’in dört talebesi tarafından okunan “Kal Kudüse Gidelim” şiiri ile devam etti. İHH’nın “Kudüs” konulu sinevizyonu yayınlandı. İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Sedat Çelik’in Platform Adına yaptığı konuşmada “Filistin Davasının Önemi” vurgulandı.

Program’da HAMAS Temsilcisi Talal Nassar Türkiye’ye Filistin duyarlılığı hususunda teşekkür etti. Nassar Konuşmasında “Bizler ailemizi de kendimizi de İslam Davasına feda etmeye hazırız bunun en önemli örneği HAMAS Yöneticilerinden Nizar Rayyan’ın ‘Yirmi Çocuğumu ve ailemi feda etmeye hazırım’ dedikten sonra İsrail’in tüm tehditlerine rağmen evini terk etmemesi ve kendisi ile beraber ailesinin tüm fertlerinin bu uğurda şehit olmasıdır. Ben de on üç çocuğumla beraber islam davasına ve İslam davasının şiarı olan Filistin’e fadaya hazım” dedi.

İHH Genel Başkanı Av. Bülent Yıldırım’ın Buetül Makdis ve Filistin Hususunda bilgilendirici bir sunumu oldu. Bülent Yıldırım “Kudüs ile İstanbul kardeştir. Bugün Kudüs’ü savunmazsak yarın İstanbul’u savunamaz duruma düşeriz. İslam’ın Dört Muhafızı şehir vardır. Bunlardan Biri bağdattır, Kudüs’ü koruyacak güçte değildir. Biri Basra’dır Kudüs’ü Koruyacak kararlılıkta ve güçte değildir. Biri Şamdır. Şam-ı Şerif topraklarının tamamı işgal altındadır. Geriye sadece İstanbul kalıyor” dedi. Bülent Yıldırım iki meseleye dikkat çekti. Birincisi Kürt – Türk Ayrımcılığının bir İsrail oyunu olduğunu ve Afrin Halkının Kürt olmasına rağmen %80 gibi büyük bir çoğunluğunun PKK – YPG’ye düşman olduğunu fakat güçsüz olduklarını belirtti. İkinci olarak “Suriyeli gençler neden gidip savaşmıyor?” diye soranların da İsrail’in amaçlarına hizmet ettiğini çünkü gerçekleri örttüklerini söyledi. Özgür Suriye Ordusunun Suriye’nin yerli halkı olduğunu bunların içinde Türkmenlerin, Kürtlerin ve Arapların olduğunu ve gençlerin Türk Silahlı  Kuvvetlerinin önünde savaştığını belirtti. Özgür Suriye Ordusunda şehit olanların rakamlarının belirtilenin çok çok üstünde olduğunu, ÖSO’nun Türk Askeri Şehit olmasın diye önden kendini feda ettiğini açıkladı. Burada ailesine bakmak zorunda olan insanları ve fikirleri farklı olan insanları zemmetmenin yanlışlığına ve tefrika oluşturacağına değinen Bülent Yıldırım bir de duyuru yaptı. Suriye’de özellikle kadın tutukluların bulunduğunu ve bu kadınlara akla gelmeyecek işkenceler edildiğini bunun için İHH’nın insani diplomasi için bir konvoy yola çıkaracağını açıkladı. Suriye Rejim güçleri üzerinde Rusya’nın, İran’ın ve daha bir çok ülkenin baskı oluşturma gücü olduğunu ve kamouyu baskısı oluşturulabilirse o kadınları kurtarmamızın mümkün olacağını açıklayan Bülent Yıldırım bu konvoy ile ilgili yakında Av. Gülden Sönmez hanımefendinin bir açıklama yapacağını duyurdu.

Program daha sonra “Grup Kıyam” konseri ile son buldu. Filistin Ezgileri ve Unutulmayan ezgilerimizi seslendiren Grup Kıyam misafirlerimize Filistin Sevdasını notaların diliyle tekrar hissettirdi.

_DSC5829 _DSC5839 _DSC5847 _DSC5702 _DSC5705 _DSC5728 _DSC5735 _DSC5746 _DSC5776 _DSC5777 _DSC5781 _DSC5792 _DSC5793 _DSC5804 _DSC5814 _DSC5820

 

HAREKET OKULU BAŞLIYOR

ORTAOKUL HAREKET OKULU BAŞLIYOR!

25 Şubat 2018 Pazar (bu pazar) Saat 10.00 – 14.00 arası gerçekleştirilecek ortaokul öğrencilerine yönelik “Hareket Okulumuz” başlıyor. Hareket Okulumuz Üniversite öğrencilerinin nezaretinde ve Liseli ağabeylerinin refakatinde gerçekleştirilecektir.

Yaygın eğitim kapsamında içeriği “Değerler Eğitimi” konularından oluşan Etkinliklerle zenginleştirilmiş programımıza 5. sınıftan 8. Sınıfa kadar Ortaokul öğrencisi tüm kardeşlerimizi bekliyoruz.

Bilgi ve İrtabat için: 0 (262) 644 30 50 GSM: +90 (542) 644 30 50

ihtiyaç halinde servis hizmeti verilecektir.


Genç Hareket Gebze

 

hareketOkulu