Salı , 21 Mayıs 2019
Anasayfa / GebzeHaberler

GebzeHaberler

Başkanlar İMH iftarına konuk oldu

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze’nin düzenlediği iftarda Kocaeli Büyükşehir Başkanvekili Yaşar Çakmak, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi ve Gebze Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Çelik ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi bir araya geldi.

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen iftar programı Kuştepe mesire alanı tesislerinde gerçekleştirildi. Gebze’deki pek çok camiayı bir araya getiren iftar davetine İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze mensupları ve gönüllüleri ile Gebze bölgesindeki sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

Kur’an’ı Kerim tilaveti ile başlayan iftar programında kısa bir selamlama konuşması yapan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanvekili Yaşar Çakmak, Ramazan ayının getirdiği manevi atmosferin birleştirici yönüne vurgu yaparak, Gebze’deki pek çok camianın bir araya geldiği iftarda bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze Başkanı Musa Öztürk de, Ramazan ayının Kur’an, oruç, paylaşma ve dayanışma gibi yüce değerleri öne çıkaran bereketli bir ay olduğunu ifade ederek, davete katılan tüm misafirlere teşekkür etti.

Yaklaşık 500 kişinin katıldığı iftara iştirak eden Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ile Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, davetlilerle tanıştıktan sonra İMH mensupları ve konuk sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile sohbet ederek görüş alışverişinde bulundu.

 

 

Paylaş

14. Bölge İftarımızı gerçekleştirdik

14. Bölge iftarımızı İMH Sakarya’nın ev sahipliğinde 11 Mayıs 2019 Cumartesi günü Sakarya Diriliş Yurdunda gerçekleştirdik. Kardeşlerimizle iftar etmenin, istişare edip muhabbet etmenin bereketini yaşadık.

 

Paylaş

Oruç takvalı olmak için tutulur

 

Oktay Çağırıcı: “Ramazan ayı müstesna ibadetlerle dolu müstesna bir aydır. Bu ayı insani kemal yolculuğunda bir ganimet olarak değerlendirelim”

Ali Erol: “Ramazan ayı bedensel, nefsi yönümüzün ilahlaştırıldığı bir çağda, insani, ruhi yönümüzün eğitildiği bir aydır”

 

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze tarafından yıl boyu sürdürülen tefsir dersleri ile mahalle sohbetleri, “Oruç” kavramı ile dönemin son dersini gerçekleştirdi.

İMH Gebze konferans salonunda yapılan ve Sedat Kotan hoca tarafından yönetilen sunumda Ali Erol ve Oktay Çağırıcı hoca Ramazan ve Oruç bahsini ayet ve hadislerle anlattı. Oturumu yöneten Sedat Kotan hoca Ramazan ayına girilmesi vesilesiyle final dersini Oruç kavramıyla nihayete erdireceklerini belirterek, “Ramazan ayı çok özel bir ay. Öncelikle Kur’an’ın indirildiği bir ay. Oruç, Kadir Gecesi, itikaf ibadeti, teravih namazı, iftar, sahur, tevbe, dua ve sabır gibi bu ayı ayrıcalıklı kılan pek çok müstesna ibadet bu ayda daha bir önem kazanır. Rabbimiz hepimize, tüm İslam ümmetine, Ramazan ayını anlamına ve önemine uygun olarak idrak etmesini ve yaşamasını nasip etsin, kurtuluşuna vesile kılsın” dedi.

ÇAĞIRICI: RAMAZANI SON RAMAZANIMIZ GİBİ YAŞAYALIM

Programın ilk sunumunu yapan Oktay Çağırıcı hoca, öncelikle Ramazan ayına hazırlanmanın önemine vurgu yaparak, “Ramazana ne kadar iyi hazırlanırsak o kadar çok istifade ederiz. Ramazanı son ramazanımız gibi yaşarsak ondan azami derecede yararlanmış oluruz” dedi. Oktay Çağırıcı şöyle devam etti:

“Ramazan, güz döneminde yağan ve kirlilikleri temizleyen yağmur anlamındadır. Ramazan ayında Rabbimizin rahmeti, bereketi, mağfireti yağmur gibi üzerimize yağar. Cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır. Orucumuz, sabrımız, ibadetlerimiz günahlara, kötülüklere kalkan olur. Rabbimiz orucun mükafatı bana aittir diyor. Bu ayda yüksek idrak düzeyinde yaptığımız ibadetlerde kesintisiz bir ecir vardır.

ORUCUN FARZ KILINMASI TAKVA İÇİNDİR

Orucun farz kılınmasının hikmeti müminlerin takvalı olmasıdır. Allah azze ve celle “Umulur ki sakınırsınız.” (Bakara/183) ve “Umulur ki, şükredersiniz.” (Bakara/185) buyurarak orucun hedefini açıklamaktadır. Buna göre, insan takvalı olmak için oruç tutar. Ramazan ayı iyi idrak edilmezse büyük pişmanlık getirir. Onun için Ramazan ayında Kur’an’a, tefekküre, ibadete, Allah’a yönelmeye engel olan tüm meşguliyetlerden uzak durmalıyız. TV’den ve diğer oyalayıcı araçlardan, boş ve faydasız işlerden kendimizi koruyalım. Ramazanı Kur’an okuyarak, tefekkür ve tedebbür ederek, teheccüd namazı kılarak dolu dolu yaşarsak takva sahibi oluruz. Yaptığımız ibadetleri ciddiye almalıyız ki, Ramazan ayı on bir aya ışık tutsun.

RAMAZANI SADECE MİDEMİZLE DEĞİL, DUYU ORGANLARIMIZLA VE KALBİMİZLE DE TUTALIM

Oruçlarımızı sadece midemizle tutmak yeterli değil. Azalarımızla ve kalbimizle de kötülüklerden, haramdan ve günahlardan uzak durarak bütün ruhumuz ve bedenimizle bir bütün halinde halisane bir oruç tutmalıyız. Oruç tutarken insana Allah’ı unutturan her şeyden uzak durursak en yüksek mertebede oruç tutmuş oluruz. Peygamberimiz buyuruyor ki; “Harama bakmak, şeytanın oklarından zehirli bir oktur. Bu sebeple, Allah’tan korktuğu için harama bakmayı terk eden kimseye, mükâfat olarak Allah öyle bir iman verir ki, onun tadını kalbinde hisseder.” Göz gibi dilimizi kötü söz söylemekten, gıybetten, çekiştirmekten, iftira ve töhmetten, kulağımızı kötü sözden ve dedikodudan uzak tutarsak azalarımızla da oruç tutmuş oluruz.”

Oktay Çağırıcı hoca, konuşmasının sonunda mideden çok kalbin doyurulmasının önemine değindi ve iftar yemeklerinde abartıdan özellikle kaçınılmasını istedi.

ALİ EROL: RAMAZANDA HERKES ALLAH’IN GÜNDEMİNE TESLİM OLUYOR

Programın ikinci sunumunu gerçekleştiren Ali Erol hoca, Ramazan ayı ve oruçla ilgili emir ve hikmetlerin yer aldığı Bakara 183-185. Ayetler üzerinde durdu. Ramazan ayında herkesin isteyerek veya istemeyerek Allah’ın belirlediği gündeme tabi olduğunu kaydeden Ali Erol hoca, “Ramazan ayında herkes Allah’ın belirlediği gündeme ayak uyduruyor. Bir anda Ramazanın gündemi tüm gündemlerin önüne geçiyor. Ramazan insana kendini yenileme fırsatı sunuyor. Virüsleri temizleme imkanı veriyor. Her şeyden önemlisi irademize hakim olma gücü kazandırıyor. İç dünyamızda bir seferberlik imkanı tanıyor. Ramazan ayı midemiz aç, ruhumuzu doyurduğumuz bir aydır. Bedensel yönümüzün öne çıkarıldığı bu çağda ruhi yönümüz öne çıkmaya başlar” dedi.

ORUÇ İNSANI YENİDEN DİRİLTİR

Nefsi arzuların ilahlaştırıldığı bir çağda, Ramazan ayının nefis terbiyesi ve tezkiyesiyle insani yönümüzü eğiterek şeytana zincir vurduğunu ifade eden Ali Erol sözlerini şu şekilde tamamladı: “İnsan iradesine dürtüleri ve şehveti mi yön verecek, yoksa aklı, kalbi, iradesi mi yön verecek? İşte oruç insanı günaha, harama götüren ihtiraslarını tutuyor. İnsanlığımızı hatırlatıyor. Ramazan ayı bir anlamda güz yağmuru gibi tekrar diriltir insanı. Rabbimiz hepimizi Ramazanla, Kur’an’la, oruçla dirilen ve orucunu sadece bedeniyle, midesiyle değil, tüm organlarıyla ve ruhuyla, kalbiyle de tutan kullarından eylesin. Zira nice oruç tutanlar vardır ki, tuttukları oruç açlık ve susuzluktan ibarettir. Allah hepimizi böyle bir duruma düşmekten muhafaza buyursun, orucun amacı olan takvaya ulaştırmayı nasip etsin.”

 

Paylaş

BAŞKAN BÜYÜKGÖZ’E HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze yönetimi Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Gebze Belediye Başkanlığı görevine seçilen Zinnur Büyükgöz’ü makamında ziyaret eden İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze Başkanı Musa Öztürk ve Gebze yönetimi Başkan Büyükgöz ile bir süre sohbet ederek yeni dönem vizyonu ve ilçede yapacağı çalışmalar hakkında karşılıklı görüş alışverişinde bulundu ve kendisine ve ekibine başarılar diledi. Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz de, ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Gebze’lilerin ve partisinin kendilerine duyduğu güvene layık olmak için canla başla çalışacaklarını belirtti ve gönül belediyeciliği ilkesine uygun olarak ilçede hizmet standartlarını her alanda yukarı çıkarma gayreti içerisinde olacaklarını söyledi.

Ziyarete İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze Başkanı Musa Öztürk ile birlikte İnsan ve Medeniyet Hareketi Anadolu Koordinatörü Ertuğrul Taşlı, İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze eski başkanı Ali Erol, yönetim kurulu üyeleri Resul Kotan ve Gürsel Şanlı ile İMH genel kurulu üyesi Said Kotan iştirak etti.

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze yönetimi, Gebze Belediye Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Sedat Çelik’e de hayırlı olsun ziyaretinde bulunarak yeni görevinde başarılar diledi.

 

Paylaş

İMH voleybol turnuvası İnsana Hizmet Derneği’nin şampiyonluğu ile sona erdi

Filenin şampiyonu İnsana Hizmet

İnsana Hizmet Derneği şampiyonluk kupasını Gebze Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Çelik’in elinden aldı

 

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze tarafından ilçedeki sivil toplum kuruluşları arasında düzenlenen 5. Geleneksel Voleybol Turnuvası’nda Şampiyonluğu Deltoit’i 3-0 mağlup eden İnsana Hizmet Derneği kazandı.

Gebze İnsan ve Medeniyet Hareketi’nin bu yıl beşincisini gerçekleştirdiği geleneksel voleybol turnuvası Gebze Gençlik Merkezi Salonu’nda İnsana Hizmet Derneği ile Deltoit takımları arasında yapılan final maçıyla sona erdi. Oldukça çekişmeli geçen ve kazananın son sayılara kadar belli olmadığı nefes kesen final maçının galibi İnsana Hizmet Derneği oldu. Maçı 3-0 galip bitiren İnsana Hizmet Derneği setleri 25-20, 25-22 ve 26-24 kazanarak şampiyonluk ipini göğüsledi.

ŞAMPİYONLUK KUPASI SEDAT ÇELİK’TEN

Gebze İMH tarafından düzenlenen turnuvaya toplam 22 takım katıldı. Yaklaşık bir aydır devam eden turnuvanın final maçı Gebze Gençlik Merkezi’nde yapıldı. Zorlu geçen karşılaşmadan galip ayrılan şampiyon İnsana Hizmet Derneği, kupasını Gebze Belediye Başkan Yardımcısı Sedat ÇELİK elinden aldı.  Başkan Yardımcısı Sedat ÇELİKve Gebze Belediye Meclis üyeleri Sefa Zengin ve Talip Demir şampiyon takımın kaptanı Köksal Turan ve sporcularına madalyalarını takarak gösterdikleri başarıdan dolayı tebrik etti.

Turnuvanın ikincisi Deltoit takımı ile turnuvanın hakemlerine madalya, plaket ve ödülleri İMH Gebze Başkanı Musa ÖZTÜRK, KYK Müdürü Resul Kotan, Girişimci İşadamları Derneği Gebze Şube Başkanı Yavuz Kuş, Eğitim Bir Sen Gebze Başkanı Fazlı Yağmur tarafından verildi. Şampiyon İnsana Hizmet Derneği sporcularına kupa ve madalya ile birlikte birer eşofman takımı hediye edilirken, ikinci Deltoit sporcuları da da birer spor ayakkabısı ile ödüllendirildi. İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze Başkanı Musa ÖZTÜRK, şampiyon takımı tebrik ederken, turnuvaya katılan tüm takımlara ve final ve ödül törenine katılan Başkan Yardımcısı Sedat ÇELİKve meclis üyelerine teşekkür etti.

 

????????????????????????????????????

????????????????????????????????????

????????????????????????????????????

????????????????????????????????????

????????????????????????????????????

Paylaş

İslami Söylem ve Genç Kuşaklar

İslami Söylem ve Genç Kuşaklar

Hareket Müzakereleri’nin Nisan ayı gündeminde Recep Demir ve Mustafa Ercivan konuştu.

Recep Demir: Gençlikle ilgili karamsar olmayalım, dersler çıkaralım

Mustafa Ercivan: Şikayet ettiğimiz gençliğimiz bizim eserimizdir

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze’nin her ay periyodik olarak gerçekleştirdiği “Hareket Müzakereleri” toplantılarının Nisan ayı gündeminde “İslami Söylem ve Genç Kuşaklar” konusu masaya yatırıldı. Eğitimci Yazar Kamil Ergenç’in yönettiği müzakarelerin sunumunu Eğitimci Recep Demir ile İMH Gebze Genç Hareket Başkanı Mustafa Ercivan yaptı.

İMH Gebze genel kurul üyeleri ile teşkilat mensuplarının katıldığı müzakerenin açılışını yapan moderatör Kamil Ergenç, gençliğin gidişatının tarihin her döneminde tüm inanç, düşünce, ideoloji ve devletlerin gündeminde olduğunu, genç ve dinamik bir yapıya sahip olması hasebiyle güç ve otorite sahipleri tarafından kontrol altına alınması gereken bir kesim olarak görüldüğünü söyledi. Ergenç hoca, gençliğin sağlıklı yöne kanalize edildiğinde toplumsal değişimde olumlu bir role sahip olabileceğini ifade etti.

KARAMSAR OLMAYALIM, DERSLER ÇIKARALIM

Müzakerelerin ilk sunumunu gerçekleştiren Eğitimci Recep Demir hoca, konuşmasına Gebze’de kısa bir süre önce öğrencisi tarafından bıçaklı saldırıya uğrayarak katledilen Necmettin Kuyucu hocaya Allah’tan rahmet dileyerek başladı. Gençliği kuşatma anlamında ciddi eksikliklerimizin olduğunu ifade eden Recep Demir hoca, “Şehit olduğuna inandığımız Necmettin Hocamızın öğrencisi tarafından katlinden dolayı karamsarlığa kapılmayalım, ama bu olaydan dersler çıkaralım. Kötü örnek, örnek değildir. Gençlik çok hareketli, çok devingen bir kuşaktır. Bu yaşlarda kimlik ve şahsiyet inşa edebileceği gibi sahipsizlik ve kötü arkadaş çevresi gibi etkenlerle savrulabilir de. Bu dönemde gençlere yol gösterici olmak gerekir” dedi.

RABBİMİZ 15 YAŞINDA ÇOCUĞU MUHATAB ALIYOR BİZ HALA YAVRUMUZ DİYORUZ

Gençliği kuşatma konusunda İslami söylemle Müslümanların söyleminin uyuşmadığını vurgulayan Recep Demir hoca konuşmasına şöyle devam etti:

“Peygamberimiz çocuklarımızı yedi yaşında namaza alıştırmamızı istiyor. Rabbimiz 15 yaşında bir genci muhatap alıyor. Ona bir şahsiyet olarak değer veriyor ama biz 15-17 yaşında gence yavrumuz diyoruz. 12-20 yaşlarındaki gençleri hala çocuk olarak görüyoruz. 17 yaşında bir genç öğretmenini öldürüyor ama çocuk olarak yargılanıyor. 17 yaşındaki bir genç en az beş yıldır mükellef bir insan ama biz onu bu olgunluğa göre yetiştirmediğimiz için çocuk olarak kabul ediliyor. Çocuklarımızı ve gençlerimizi ebeveynler olarak yaşlarına uygun olgunlukta yetiştirmeliyiz. 17-18 yaşlarındaki genç çocuk olarak görülmemeli.

KUR’AN’IN GENÇ MODELLERİ

Kur’an’ı Kerim’de gençliğe ve tüm insanlığa rol model olarak gösterilen pek çok sayıda genç var. Hz. İbrahim, Hz. Meryem, Hz. Ayşe, Habil, Musa, Davut, Ashab-ı Kehf gibi örnekler iman, ahlak, düşünce ve ahlak olarak sağlam karakterli, donanımlı, rol model olan gençlerdir. Kur’an’ın genç modelleri zulme, şirke, fesada, sömürüye açık ve kesin tavır alan, zulüm düzenine muhalif duruşu olan, akidede asla uzlaşmaya yanaşmayan, sürekli tebliğ ve insanları aydınlatma arzusu taşıyan, Allah’tan başkalarına boyun eğmeyen, azim ve irade sahibi kişilerdir. Bizler gençlerimizi hayırlı işlerle uğraşacak bir atmosferin içine sokmalıyız. 25 yaşındaki genç evlenmiyor, çünkü sorumluluk almak istemiyor. Çünkü onları yedi yaşından itibaren sorumlu insanlar olarak yetiştiremedik.

KİŞİ DOSTUNUN DİNİ ÜZEREDİR

Gençlerin aile ortamı başta olmak üzere, okul ve arkadaş çevresi kişiliğinin oluşumunda etkili oluyor. Peygamberimiz (SAV), “kişi dostunun dini üzeredir” diyor. Gençler boş vakit geçirmemelidir. Yalnız kalan birinin ikincisi şeytandır. Bu şekilde haramdan uzak duramaz. Haramlar hafızayı, zamanını, dikkatini, edebini tahrip eder. İslami söylem bugün maalesef gençliği kuşatamıyor. Gençlerin önüne konulan iradesiz, sorumsuz özgürlük dayatmaları tüketim toplumuna yeni üyeler katarak telefon, internet, marka bağımlılığına yol açıyor. Gençlerimiz ahiret bilincinden yoksun bir hayat sürünce, sınırlar ortadan kalkıyor. Gençlere sorumsuz özgürlük yerine erdemli olmayı, erdemli bir hayat sürmeyi öğretmemiz gerekir.”

ŞİKAYET ETTİĞİMİZ GENÇLİK BİZİM ESERİMİZ

Müzakarelerin ikinci konuşmasını gerçekleştiren İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze Genç Hareket Başkanı Mustafa Ercivan, sunumunda gençliğin sahadaki fotoğrafını çekmeye çalışacağını belirterek, daha çok ebeveynlere yüklenmek istediğini ifade etti ve “Şikayet ettiğimiz gençliğimiz bizim eserimizdir” dedi. Dindar nesil söyleminin sahadaki karşılığının iç açıcı olmadığını kaydeden Mustafa Ercivan, “Hayallerle gerçekler arasında uçurumlar var. Bu konuda bizlerin de suçu var. Ahlaki yozlaşma bağlamında okullarla ilgili ise enteresan bir tablo var. İHL’lerin durumu her şeye rağmen diğerlerinden iyi. Mezuniyet baloları, partiler, danslar, maneviyatı kaybedilmiş gençler. Müthiş bir ahlaki yozlaşma var. Nihilist, sorumsuz, anı yaşayan bir gençlik var. İslami kesim de bu tabloya alışmaya başladı. Öte yandan dindar nesil söylemine mugayir aile kavramının içinin boşaltılması gibi durumla da karşı karşıyayız” diye konuştu.

GENÇLERİN AHLAKİ DURUŞUNDAN ÇOK, NOT ORTALAMASINA BAKIYORUZ

Müslüman ailelerin çocuklarının ahlaki, ibadi duruşundan çok not ortalamasını öncelemeye başladığını ifade eden Mustafa Ercivan, “Daha konformist bir hayat özlemi, manevi atmosferin göz ardı edilmesine yol açtı. Aile içi kopukluklar, cep telefonları, dijital teknoloji bağımlılığı arttı. Çocuklar ebeveynin kontrolünden çıktı. Müslüman aileler de kendileri ve çocukları için dünyevi hedefleri öncelediler. İslami hassasiyetler, ahlak, ahiret maalesef İslami çevrelerde de ikinci plana atılır oldu. Eskiden öğrenci evleri gençler için cazip mekanlardı. İslami anlamda özgürleşmenin sembolüydü. Şimdi gençler öğrenci evlerinde yaşamak istemiyor. Bir yumurta kırıp pişirmeyi bilmiyorlar. Din gençliğe sorumluluk getirirken, mevcut ortam sorumluluktan uzak bir genç yetiştiriyor” dedi.

ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAZSAK DAHA SEKÜLER VE KONFORLU BİR GENÇ KUŞAK BİZİ BEKLİYOR

STK’ların yaptığı pek çok faaliyetin yerel yönetimler tarafından da yapıldığını belirten Mustafa Ercivan, “Daha iyi imkanlar sunduğu için vatandaş çocuklarını bize değil, belediyelerin yaz okullarına göndermek istiyor. Özellikle 15 Temmuz’dan sonra ebeveynler İslami cemiyetlere daha mesafeli davranıyor. Gençliği kuşatmak için onların dünyasına girmek, onların zamanına hitap etmek, güncel dili yakalamak gerekiyor. Karşılaşılan tüm olumsuzluklara rağmen dindar nesil söylemi büyük önem arzediyor. Cemiyetler üzerine düşeni yapmazsa daha seküler ve konforlu bir genç kuşakla karşı karşıya kalacağız maalesef” diyerek sunumunu tamamladı.

İslami Söylem ve Genç Kuşaklar konulu Hareket Müzakereleri, katılımcıların soru, görüş ve önerileriyle sona erdi.

 

Paylaş

İlahiyatçı Ömer Bostan İMH Gebze’de “Cahiliye” kavramını anlattı

‘Cahiliye her dönemde karşımıza çıkan bir zihniyettir’

Ömer Bostan: ‘Cahiliye ile mücadele etmek için ilimle donanmak ve Kur’an ilmiyle yaşamak gerekir’

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze tarafından her ay periyodik olarak devam eden Kavram Dersleri kapsamında ‘Cahiliye’ kavramı ele alındı. Sunumu gerçekleştiren Haseki Dini Yüksek İhtisas hocası Ömer Bostan, her kavramın zıddıyla daha iyi anlaşılabileceğini belirterek cahiliye kavramının anlaşılabilmesi için de ‘ilim’ kavramına müracaat edilmesi gerektiğini söyledi. Cahiliye kavramının kökü olan cehl’in ilimden, bilgiden yoksunluk olarak ifade edildiğini vurgulayan Ömer Bostan, cahiliyenin her dönemde karşımıza çıkan bir zihniyet olduğunu belirtti.

CAHİLİYENİN BOYUTLARI

Cahiliyenin kulluk üzere olmayan bir hayat biçimi olarak tezahür ettiğini ifade eden Ömer Bostan hoca, “Kur’an Allah’tan başkasına kulluğu cahillik olarak tanımlar. Örneğin, Peygamberimizin azılı muhaliflerinden Ebu Cehil olarak bilinen şahıs, dönemin aydın ve kültürlü bir insanıydı. Okumayan, bilmeyen, bizim anladığımız şekilde cahil biri değildi. Zira cahiliyenin temel sapmalarından şirk de bir cehalet ürünüdür. Kur’an’da cahiliyenin ferdi, kurumsal ve devletlerarası boyutu var. Allah’ın hükmünü reddetme, O’nun hükmünü başka mercilere verme, cahiliyenin en önemli yansımalarındandır. Yine Kur’an’da geriye dönüş irtica; kendine sahip olamamak, aşiret, sülale, kabile asabiyeti, cinsel sapma, Allah hakkında suizanda bulunmak cahiliyenin en önemli tezahürlerindendir. Cahiliyenin en önemli vasfı zandır. İlim üzere, delil üzere değil zan üzere hareket etmektir. Cahiliye ile mücadele etmek için ilimle donanmak ve Kur’an ilmiyle yaşamak gerekir” dedi.

Konuşmasında ağırlıklı olarak cahiliye kavramının değişik boyutlarıyla ele alındığı Zümer/64, Maide/50, Ahzab/33 ve Fetih/26. ayetler üzerinde duran Ömer Bostan hoca, programın sonunda kendisine yöneltilen sorulara cevap vererek sunumunu tamamladı.

 

Paylaş

İstanbul İMH Hicret’ten Gebze İMH’ye ziyaret

 

İnsan ve Medeniyet Hareketi Anadolu Hicret ve Gebze Akademi Eğitim Kültürel Dayanışma Derneği yönetimleri İnsan ve Medeniyet Hareketi merkezine ayrı ayrı ziyaretlerde bulundu.

İlk ziyareti gerçekleştiren İnsan ve Medeniyet Hareketi Hicret Başkanı Mehmet Sarı ve yönetim kurulu üyeleri ile ilçe ve bölge temsilcilerinden oluşan misafir heyete İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze’nin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verildi. İMH Gebze Başkanı Musa Öztürk, misafir Anadolu Hicret yönetimine ziyaretlerinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek Gebze’de devam eden eğitim, kültür, sosyal faaliyetler ile özellikle gençlik çalışmaları hakkında görüş alışverişinde bulundu. Konuk İMH Anadolu Hicret Başkanı Mehmet Sarı ve İstanbul Anadolu yakası ilçe temsilcileri de Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Sancaktepe ve Sultanbeyli bölgelerinden oluşan Anadolu Hicret’in yürüttüğü faaliyetler hakkında Gebze yönetimine bilgi verdi.

İMH Anadolu Koordinatörü Ertuğrul Taşlı’nın da katıldığı ziyaret, her iki kardeş kurumun bölgelerinde gerçekleştirdikleri takva eksenli eğitim ve toplumsal ıslah çalışmalarının verimlilik ve bereketinin artırılmasına yönelik öneri ve değerlendirmeleriyle son buldu.

 

Paylaş

Akademi Derneğinden Gebze İMH’ye ziyaret

AKADEMİ DERNEĞİNDEN GEBZE İMH ZİYARETİ

Gebze’de yürüttüğü eğitsel, kültürel, sosyal ve arama kurtarma faaliyetleri ile adından söz ettiren kardeş Akademi Derneği Başkanı Şerafettin Yazıcı ve yönetim kurulu üyeleri, İMH Gebze merkezini ziyaret etti. İki dernek yönetimi ilçede gerçekleştirdikleri faaliyetler hakkında karşılıklı bilgi alışverişinde bulundu.

İMH Gebze Başkanı Musa Öztürk, konuk Akademi heyetini bölgede gerçekleştirdikleri, eğitsel, kültürel, sosyal, sportif ve gençlik faaliyetleri hakkında bilgilendirirken, Akademi Derneği Başkanı Şerafettin Yazıcı da derneğin Gebze’deki çalışmalarını anlattı. Musa Öztürk, kardeşlik ilişkilerini geliştirici bu tür ziyaretlerin önemine değinerek, nazik ziyaretlerinden dolayı misafirlerine teşekkür etti.

 

Paylaş

Gebze’de Dünya Müslümanları ile Dayanışma Gecesi

 

Gebze Sivil Dayanışma Platformu’nun düzenlediği programda dünya Müslümanlarının sorunları ve çözüm yolları gündeme getirildi.

Dr. Ahmet Emin Dağ: 1.5 milyar İslam aleminin yarısı okuma yazma bilmiyor. 750 milyon Müslüman Kur’an dahi okuyamıyor.

Dr. Fehmi Talat: İsrail Mısır’daki darbe için milyarlarca dolar harcadı. Mursi Başkan iken yemeğini tasla evinden getirdi.

Gebze Sivil Dayanışma Platformu tarafından düzenlenen Dünya Müslümanları ile Dayanışma Gecesi Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’nde yapıldı. Başta Filistin, Mısır, Türkistan, Yemen, Suriye ve Afganistan’da Müslümanlara yapılan baskı ve katliamlarla en son Yeni Zelanda’da Cuma namazı için toplanan Müslümanlara yönelik katliamın gündeme getirildiği programa konuşmacı olarak Mısır İhvanı resmi sözcüsü Dr. Talat Fehmi ile İNSAMER Başkanı Dr. Ahmet Emin Dağ katılırken, Grup Yürüyüş de gecenin anlam ve önemine uygun şehadet, birlik ve dayanışma temalı ezgi ve marşlar seslendirdi. Sunuculuğunu Engin Ataman’ın yaptığı, Adem Akbaş hocanın Kur’an’ı Kerim tilaveti ve H. İbrahim Yavuz hocanın okuduğu duayla açılan programa platform üyesi Gebzeli sivil toplum kuruluşu mensupları ile Gebzeliler büyük ilgi gösterdi, Yeni Zelanda’da Müslümanlara yönelik gerçekleştirilen katliam kınandı.

VARLIKLA İMTİHAN EDİLİYORUZ

Gebze Sivil Dayanışma Platformu adına programın açılış konuşmasını yapan Musa Öztürk, Dünya Müslümanları ile birlik ve dayanışma duygularını canlı tutmak için gerçekleştirdikleri gecenin geleneksel olarak her yıl tekrar edileceğini belirtti. Musa Öztürk dünya Müslümanlarının son 150 yılda karşılaştıkları üzücü sürecin Müslümanların dağınıklığından ve güç sahiplerinin de bunu fırsata çevirmesinden kaynaklandığını ifade etti. Yeni Zelanda katliamı ile kelimelerin ifade etmekte güçlük çektiği fütursuz bir saldırıyla karşı karşıya kaldıklarını belirten Musa Öztürk, “Mesele zalimlerin ne yaptığı değil, Müslümanların ayağa kalkıp kalkmama meselesidir. Davanın ciddi erleri olduğumuzda meselemiz çözülecektir. Bizler Türkiye’de varlıkla imtihan ediliyoruz. Konforlu bir hayat yaşayarak sorunlarımızı çözemeyiz. Paris saldırısında dünyayı ayağa kaldıran Avrupa Mısır’da dokuz genç idam edilirken, Türkistan’daki baskı ve zulümlere sessiz kalırken, Yeni Zelanda’daki saldırıyı terör olarak nitelendirmezken elbette iki yüzlülük yapacaktır. Bizler ümmeti ayağa kaldıracak işlere ciddiyetle eğilmedikçe zalimler azgınlığını sürdürecektir” dedi.

İSLAM DÜNYASINDAN ÇARPICI TESPİTLER

Programın ilk sunumunu gerçekleştiren İHH yönetim kurulu üyesi ve İHH İnsani ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (İNSAMER) Başkanı Dr. Ahmet Emin Dağ, dünya Müslümanları ve İslam dünyası ile ilgili çarpıcı tespitlerde bulundu. Dünya Müslümanlarının milyonlarca kilometrekarelik bir coğrafyada, yüzlerce etnik yapıdan, farklı ırk, renk ve dillere mensup insanlardan oluştuğunu kaydeden Dr. Dağ, “1.5 milyar Müslümanın 500 milyonu gayrimüslim ülkelerde azınlık olarak yaşıyor. Dünyanın yeraltı zenginliğinin yüzde 50’si İslam ülkelerinde ama dünyanın en fakir ülkeleri İslam ülkeleri. Bu zenginlikler Müslümanlara değil, Batı’ya akıyor. 57 İslam ülkesinin toplam gayri safi milli hasıla payı sadece Fransa kadar ediyor. 80 milyonluk nüfusuyla Türkiye GSMH açısından İslam dünyasının en zengini. Dolayısıyla ümmete karşı sorumluluğumuz artıyor. 1.5 milyar insanın yarısı okuma yazma bilmiyor. “Oku” ayetiyle başlayan bir dine mensubuz. 750 milyon Müslüman Kur’an dahi okuyamıyor. Bu oran kadınlarda yüzde 60 dolaylarında. Bu eğitim kapasitesiyle İslam dünyasının yaşadığı sorunları aşması mümkün değildir” dedi.

ZİHİNSEL VE SİYASAL BİRLİĞE İHTİYACIMIZ VAR

Müslümanların dayanışmasının önündeki en büyük engelin yine kendileri olduğunu belirten Dr. Ahmet Emin Dağ, “İslam dünyasında 40 ayrı çatışma noktası var. Bunların çoğunda sebep Batılı sömürgeciler değil. Müslümanlar birbiriyle çatışıyor. Ateşe benzin dökenler onlar ama aramızdaki savaşın sebebi biziz. Yeni Zelanda’daki katliam onlarca kez Pakistan’da, Irak’ta, Afganistan’da, Suriye’de yaşandı. Hasta ruhlu insanlar mezhep taassubuyla birbirlerini katlediyor. Irak ve Suriye’deki durum diğer İslam ülkelerine mezhep gerilimi ihraç ediyor. Bizlerin öncelikle zihinsel birliğe, sonra da siyasal birliğe ihtiyacımız var. Onlar Müslümanlara karşı birlik ve beraberlik sağlamada başarılılar. Avrupa ve Amerika’da her gün Müslümanlara, mabetlerine saldırı haberleri geliyor, fakat katliama dönüşmediği için haber değeri bile taşımıyor.” dedi.

Dr. Ahmet Emin Dağ konuşmasına şöyle devam etti:

SORUNLAR VE ÇÖZÜM YOLLARI

İslam dünyasının yaşadığı sorunları genel ve yerel sorunlar olmak üzere iki ana başlıkta toplamak gerekir. Genel sorunlarımız; birlik ve dayanışma duygularından yoksunluk, dini anlayıştaki problemler ve dini yaşamadaki gevşeklik, fakirlik ve sosyal adaletsizlik, cehalet ve ilimden uzaklaşmadır. Yerel sorunlarımız ise; Suriye, Filistin sorunu, Irak, Afganistan, Mısır, Yemen, Arakan, Doğu Türkistan, Keşmir’dir. Bu sorunları çözmek için yapılması gerekenler siyasal olarak; Müslüman ülkeler arası birlik ve beraberliğin sağlanması, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın rolünü artırmak, ortak siyasi ve ekonomik birlik kurmak, ortak para birimi, bilim ve eğitim konularında işbirliğidir. Toplumsal olarak, ümmet bilincini geliştirmek, sivil ittifakları artırmak, yardımlaşma kurumları tesis etmektir. Bireysel olarak ise, dinimizi iyi öğrenmek, taassuptan uzak durmak, bağışlara önem vermek ve dua etmektir.

  1. TALAT FEHMİ: MURSİ BAŞKAN İKEN YEMEĞİNİ TASLA EVİNDEN GETİRDİ

Son olarak kürsüye çıkan Mısır Müslüman Kardeşler Hareketi (İhvan) resmi sözcüsü Dr. Talat Fehmi, Mısır’da devam eden zulüm ve 3 Temmuz 2013’te Sisi diktası tarafından yapılan darbeyle ilgili gerçekleri paylaştı. Mısır’da yaşanan Sisi darbesine Mursi tarafından Mısır’ın bağımsızlaşması için atılan siyasal ve ekonomik adımların yol açtığını belirten Dr. Talat Fehmi, “ABD’nin Mısır Büyükelçisi Anne Peterson dedi ki, ‘Mursi başkan olduktan sonra bizim talimatlarımızı dinlemedi.’ Ona şöyle cevap verdim. Evet Mursi, sizi dinlemedi. Sizin talimatlarınıza asla boyun eğmedi. Mursi Mısır’ın kendi silah fabrikasını kurdu. Kendi ülkesinin gıda üretiminin kendisine yetmesi için çalıştı. Nil’in sularını Mısır’ın çıkarları için kullandı. Yerli otomobil, yerli tablet, yerli uydu çalışması başlattı. Dünya güçlerine borç almak için avuç açmadı. İşsizlik azaldı. Bir yılda memur maaşını yüzde 60 artırdı. Normalde yüzde 10-20’lik artış Mısır’da iyi kabul edilir. Mursi bir yıl içinde herkesin gerçek yüzünü ortaya çıkardı. Maaş almadı, bazı harcamaları cebinden ödedi. Başkan iken yemeğini tasla evinden getirdi. Yardımcıları da görevdeyken maaşlarına dokunmadı. Mursi görev süresinde kendisine ayrılan malikaneye taşınmadı. Kirada oturmaya devam etti” diye konuştu.

İSRAİL DARBE İÇİN MİLYARLARCA DOLAR HARCADI

İhvan resmi sözcüsü Dr. Talat Fehmi şöyle devam etti:

Mursi göreve başladıktan sonra ABD ve Siyonizmin isteklerine aykırı bir siyaset izledi. Türkiye, İran, Pakistan, Rusya, Brezilya, Çin’i ziyaret etti. Bir yıl boyunca Sina-Refah sınır kapasını açarak Gazze’lilerin geçim şartlarının düzelmesine yardımcı oldu. Bizatihi İsrail’in açıklamalarında “Mursi gelince endişelendik. Bütçenin büyük bölümünü Mursi’nin hamlelerini bertaraf etmek için ayırdık dediler. İsrail Gazze’de savaşın durması için ABD aracılığıyla savaşın durması için yardım istedi. Devletin tüm organları Mursi’yi yalnız bıraktı. İsrail darbeden sonra açıklama yaptı. Eğer Mursi bir yıl daha kalsaydı onun projelerini başarısız kılamazdık, milyarlarca dolar harcadık. Eğer Mursi yönetimi kalırsa Türkiye Mısır anlaşacak. Bu İsrail’in yok olmasına yeterli gelecektir dediler.

TÜRKİYE VE MISIR ARASINDAKİ FARK

Bize, 15 Temmuz’daki darbe teşebbüsü başarısız oldu. Türkiye ile Mısır arasındaki fark nedir diye soruyorlar. Bu iki ülke kıyas edilemez. Sizin 70 yıllık demokrasiniz vardı, bizim henüz bir yıl olmuştu. Türkiye 70 yıllık demokrasi serüveninde pek çok darbe yaşadı. İlk darbede Adnan Menderes ve arkadaşları idam edildi. Bu darbe İslamcılara yapılmamıştı. Darbelerin genel hedefi özgürlükleri kısıtlamaktır. Türkiye’nin RP, Fazilet ve AK Parti bağlamında 25 yıllık belediye tecrübesi var. Bu sürede ciddi sosyal hizmetler yapıldı. Mısır’da Mübarek döneminde istisnasız bütün odalar, öğrenci birlikleri, belediye seçimlerinde İhvan kazandı, Mübarek baş edemeyince hepsini kapattı. 6 mahkeme sadece İhvan için kuruldu. Ben sekiz defa tutuklandım. Darbeden sonra şu an 60 bin İhvan mensubu cezaevlerinde işkence altında zulüm görüyor. Bize neden boyun eğmiyorsunuz? Neden teslim olmuyorsunuz diyorlar, Biz sadece Allah’ın önünde eğiliriz. Mısır halkı bu süreçte bize daha fazla yaklaşıyor, ısınıyor, merak edip araştırıyor. Zafer inananların olacaktır inşallah.

Talat’ın konuşmasını dinleyen gençler, sık sık tekbir getirerek, “Kahrolsun Sisi, seninleyiz Mursi, şehitlerin yolunu sürdüreceğiz, yaşasın ümmet dayanışması, Kahrolsun Amerika, Kahrolsun İsrail” sloganları attı.

 

Paylaş
Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
Facebook
Facebook
Twitter