Pazartesi , 9 Aralık 2019
Anasayfa / GebzeHaberler

GebzeHaberler

MUHAMMED FESİH KAYA: “TAKVA MURAKABE İLE MÜMKÜNDÜR”

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze Eğitim Komisyonumuzun “İrfan Sohbetleri” başlığı ile İslami Çalışmalarda öncülük eden ve bu konuda çalışmaları ile tanınan kişileri konuk ettiği programlar serisinin ilk konuğu İMH YİK Üyesi Muhammed Fesih Kaya ağabeyimiz bizlere kendine has üslubu ile Murakabe konusunu anlattı.

Kaya: “Nerede Kardeşlik sohbetleri görsem orada kardeşliğin olmadığını, nerede Adalet ile ilgili konuşmaların olduğunu görsem orada Adaleti olmadığını düşünürüm. Bizler bir konuda konuşmak yerine eksikliklerimizi görerek bunu içtimai hayatta ifade etmenin yollarını bulmalıyız. Nice ekonomistler var ki para politikaları ile ilgili yazılar yazıyor, söyleşiler veriyorlar, konferanslar yapıyorlar. Bu kadar konuşmalarına bakınca bu insanların dünyanın en zengin insanları olmasını bekliyorsunuz. Oysa konuşmak başka iş yapmak başkadır. Zenginliği ile tanınan çok kimsenin bu teknik tabirlere, bu derecede yoğun bilgiye sahip olmadığını ama gerek emeği ile gerekse sermayesi ile işlerinin başında ve sahada olduğunu görürüz. Öncelikle Müslümanlar konuşan değil yapan olmalıdır. Bu işleri yaparken de her zaman Allah’ın kendini gözettiğini, her zaman ilk hesap vereceği varlığın Allah azze ve celle olacağını unutmamalıdır. İşte bu takvadır. Cibril Hadisi olarak bilinen hadiste Hz. Muhammed (S.a.v)’e Hz. Cebrail ‘Peki, İhsan nedir?’ diye sorduğunda Allah Resulü: ‘İhsan, Allah’ı görüyormuşçasına kulluk etmendir. Çünkü sen Allah’ı görmesen de Allah seni görüyor ya’ buyurmuştur. İşte ihsan ile yapılan kulluk her zaman Allah’ın gözetiminde olma şuuru Murakabe’yi gerektirir.

Bu sebeple Allah Resulü insanları Seherlerde ibadete teşvik etmiştir. Çünkü bu vakitlerde insanlar sadece kendileri ile baş başa kalır. Kimseye gösteriş yapamaz. Dervişin biri tekkede uzun süre kendine verilen dersleri alır ve yükselir. Öyle ki günde on bin kere Allah deme noktasına varır. Ancak asıl marifetin bu olmadığını anlamadığı için etrafına geldiği mertebe ile ilgili caka satar. Şeyhi onu kimseye caka satamayacağı yerleri gezmekle görevlendirir. Bir oduncu ile karşılaşır, kendi halindeki oduncuya ‘Biliyor musun ben günde on bin kere Allah diyorum’ deyince oduncu oralı olmaz. Kendi zikri ile bir kere ‘Allah’ deyiverir. O kendi halindeki oduncu ile beraber çevresindeki her varlığın Allah zikri ile dolduğuna şahit olur derviş. Şöyle düşünür: ‘Ben günde on bin kere Allah diyorum ama bu adamın bir Allah demesi gibi olmadı’ işte burada ibadetin de samimi, hesapsız, gösterişisiz olmasının önemi anlaşılıyor.

Müslümanların başkasının hakkını yememeyi çok hayır yapmaya tercih etmeleri gerekir. Çok tüccar görüyoruz ki hayırda yarışıyorlar ama yanındaki işçinin hakkını alın teri kurumadan teslim etmiyorlar. Öncelikli olan onun hakkını teslim etmektir. Rahmetli Seyyid Kutub: “İman tıpkı kalp gibidir. Kalp nasıl yumulup açıldığında vücudun her azasına kan gönderiyorsa Müslümanın da her hareketine sirayet eder. Bir bölgeye kan gitmezse orası felç olur.” işte Seyyid Kutub’un söylediği gibi iman bizim hayatımızı her anlamda kuşatmalıdır. İşçiye hakkını vermeyi hayır yapmaktan daha öncelikli tutmalıyız. Çünkü Allah’a hesap verme bilinci ile hareket eden insan bunu ihmal edemez”

Program ikramlar ve özel sohbet ile son buldu. İrfan Sohbetleri seri program halinde yapılacak ve duyurulacaktır.

GENÇ HAREKET GEBZE “YENİDEN BİSMİLLAH” DEDİ

 
2019 – 2021 dönemi Genç Hareket Gebze Başlanlığını Hamza Taha Baba Mustafa Ercivan’dan devraldı. 1 Kasım 2019 Saat 19.30’da Gebze Gençlik Merkezinde Gerçekleşen programa Genç Hareket Genişletilmiş İstişare Kurulu ve gençler katıldı. 
 
Mustafa Ercivan ise İMH Gebze Teşkilat başlanlığı görevini devraldı. Teşkilat Başkanımız Mustafa Ercivan “Bu bir bayrak yarışıdır. Genç Hareket Gebze’yi kendimden daha genç bir kardeşime devretmekten dolayı çok mutluyum. Yetiştirdiğimiz insanların vazife üstlenmesi kadar bizi duygulandıran başka bir şey olamaz. Hamza Kardeşime görevinde başarılar diliyorum.” dedi.
 
Hamza Taha Baba “Genç Hareket Gebze’nin başkanlığını üstlenmenin ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunun farkındayım. Görev bana tevdi edildiğinden beri zihnim bu işle meşgul, her şeyden önce Allah’a hesap verme sorumluluğumuz olduğunun farkındayız. Rüyalarımızda bile bu sorumluluğun ağırlığını hissediyoruz.” dedi.
 
 
Genç Hareket Gebze Başkanı Baba’nın gençlere nasihat ettiği programda çiğ köfte ikramı yapıldı. Asır Suresinin kısa bir tefsiri ile sözlerine başlayan Hamza Taha Baba zamana yemin edilmesinin ardında bizim peygamberlere dayanan fikirsel kökenlerimiz olduğunu vurguladı. Baba; “Köksüz ve geçmişi olmayan bir davayı değil kökleri Hz. Ademe dayanan, peygamberlerin mihenk taşı olduğu bir davanın fertleriyiz. Sorumluluklarımız da bu davanın büyüklüğü kadardır. Amacımız çağın sahabelerini yetiştirmektir. Ancak her zamanda olduğu gibi bu zamanda da çeşitli zorluklar bulunmaktadır. Genç kardeşlerimiz çok fazla dış uyarıcıya maruz kalıyorlar. İletşim araçlarının yagınlaşması, küreselleşen dünyamızda gençlerin cinsellik, lüks tüketim ve diğer imtihanlarla imtihan edilmesi ne kadar zor bir imtihandan geçtiğimizin göstergesidir. Hz. Bilal’in göğsüne konulan kaya gibi bir imtihanı vardı artık bunun yerini genç kardeşimizin avuçlarına konulan cep telefonları aldı. Ancak biz bu şartlarda nasıl Takvalı olabiliriz? Çevemizdeki insanları nasıl takva ekseninde bir dönüşüme icbar edebiliriz diye düşünmek zorundayız.” dedi. 

ÖĞRENCİLER YARARINA KAHVALTI

İnsan ve Medeniyat Hareketi Gebze olarak öğrenciler yararın bir kahvaltı programı tertip ettik. 27 Ekim 2019  Pazar Günü Kuştepe Sosyal Tesislerinde gerçekleşecek kahvaltımız için alacağınız davetiyleler bilet yerine geçmektedir. Dilerseniz davetiyeyi hareket merkezimizden alabilir dilerseniz de kahvaltı mekanına gelerek  bu hayır çalışmamıza katkıda bulunabilirsiniz.

 

 

 

2019 YILI KURBAN ORGANİZASYONUMUZ TAMAMLANDI

2019 Kurban organizasyonumuz başarı ile tamamlandı. Kurban organizasyonumuzda 153 Kurbanımız kesilerek hisse sahiplerine teslim edildi. Sabah saat 07.30’da başlayan kesim, 21.50’de son buldu. Gün sonunda 1000 kişinin üzerinde hissedare etleri teslim edildi. Allah hisse sahiplerinin kurbanlarını bağışlasın. Kurbanlarımızı Hz. İbrahim’in kurbanı gibi mübarek kılsın.

 

Yaz Okulu Başlıyor!

Bu sene Genç Hareket’in gerçekleştireceği Geleneksel Yaz Okulumuz tüm hızı ve heyecanı ile başlıyor. 3 -4-5-6 ve 7. sınıflar için gerçekleştireceğimi yaz okulu 2 Temmuz – 3 Ağustos arası gerçekleşecektir. Kızlar için ayrı erkekler için ayrı sınıflar oluşturuyoruz. Haftanın beş günü gerçekleştireceğimiz programda dört gün eğitim bir gün etkinlik yapılacaktır. Etkinlik gününde piknik, gezi, uçurtma şenliği gerçekleştirilecek.

 

irt: 0542 644 30 50

Gebze İMH Ramazan öncesi piknikte buluştu

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze, genel kurul üyeleri ve ders halkalarına katılanlara yönelik olarak Ramazan öncesi geleneksel piknik programı düzenledi. Mollafenari Çeşmealtı piknik alanında düzenlenen piknik programına İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze Başkanı Musa Öztürk, yönetim kurulu üyeleri, genel kurul üyeleri, halka dersleri ve genç hareket üyeleri ile çok sayıda konuk katıldı.

MUSA ÖZTÜRK: ÖNCELİĞİMİZ GENÇLER

Sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleşen piknik programında kısa bir selamlama konuşması yapan İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze Başkanı Musa Öztürk, hareketin Gebze’de yürüttüğü faaliyetler ve yaz döneminde yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verdi. Gebze İMH olarak özellikle gençlere yönelik faaliyetlere ağırlık verdiklerini ifade eden Musa Öztürk, “Gebze İMH olarak 2017-2018 faaliyet döneminde gençlik eksenli, gençleri önceleyen çalışmalara ağırlık verdik. Zira bu ümmetin, bu ülkenin ve takva eksenli dönüşümü esas alan bu camianın geleceği, bilinçli, sorumlu, nitelikli ve salih amellerle kendisini sürekli geliştirmeyi amaç edinmiş gençlerdedir. Camia olarak en büyük misyonumuz bu ümmete, bu millete İslami bilinç, izzet, vakar ve ilim sahibi gençleri kazandırmaktır” dedi.

Gebze İMH’nin piknik organizasyonu ormanlık alandaki doğa yürüyüşleri, voleybol karşılaşmaları ile genç hareket üyelerinin halat çekme yarışmaları ve farklı etkinliklerin ardından birlikte kılınan ikinci namazıyla sona erdi.

 

Doğu Guta İçin İlk Tır Yola Çıktı KAMPANYA DEVAM EDİYOR

Doğu Guta’ya yardım kampanyası devam ediyor

Gebze’den ilk yardım TIR’ı Suriye’ye gönderildi

Gebze Suriye Dayanışma Platformu ve İHH işbirliğiyle geçtiğimiz ay başlatılan Doğu Guta’ya yardım kampanyası devam ediyor. Geçtiğimiz hafta sonu ilk yardım TIR’ı Çoban Mustafa Paşa Camii önünden törenle uğurlanırken ikinci TIR’ın da tamamlanarak bölgeye gönderilmesi için vatandaşlar kampanyaya destek vermeye davet edildi. Platforma üye sivil toplum kuruluşlarının öncülük ettiği kampanyaya vatandaşlar bir çuval un bedeli olarak 60 lira yatırarak katkıda bulunuyor.

Bir yandan rejimin acımasız hava bombardımanları, öte yandan açlık ve yoklukla mücadele ederek hayatta kalmaya çalışan mazlum Doğu Guta’nın sayıları onbinleri aşan sivil halkı başta İdlip olmak üzere muhaliflerin kontrolündeki bölgelere kaçarak muhacir durumuna düştü. Bölgede başta un olmak üzere temel gıda maddelerine ihtiyaç bulunuyor.

KARDEŞLİK BU GÜNLER İÇİN

“Kardeşlik Bu Günler İçin” sloganıyla yola çıkan Gebze Suriye ile Dayanışma Platformu üyesi sivil toplum kuruluşları, insani yardımın ulaştırılabildiği şu günlerde Gebzelileri en az bir çuval un alarak Doğu Guta halkına destek vermeye davet etti. Kampanyaya Gebze Suriye ile Dayanışma Platformu’na üye İHH Gebze, Türkiye Gençlik Vakfı Gebze, İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze, Akademi Eğitim Kültür Dayanışma Derneği, İlim Yayma Cemiyeti, Eğitim Bir Sen, Gebze Din Görevlileri Derneği, Gebze İmam Hatip Mezunları Derneği(GİLMDER), İnsana Hizmet Derneği,  Erbakan Vakfı Gebze ve Erdemli Nesil Derneği destek veriyor. Kampanyaya destek vermek isteyen vatandaşlar yardımlarını Uluslararası İnsani Yardım Vakfı İHH’nın aşağıdaki hesap numaralarına yatırabilecek:

Ziraat Bankası    : TR66 0001 0004 8802 1249 9450 07

Ziraat Katılım     : TR94 0020 9000 0000 2121 0000 02

Halk Bank            : TR43 0001 2009 7540 0012 0100 80

Kuveyt Türk       : TR50 0020 5000 0009    9999 0009 01

Albaraka Türk    : TR16 0020 3000 0028 7839 0000 09

Türkiye Finans  : TR 24 0020 6000 0400 3279 3000 01

Vakıf Bank          : TR29 0001 5001 5800 72 66 5775 89

PTT Posta Çeki  : 1605451

(Yardımlarınızı hesaba yatırırken 9075 Gebze Proje Kodunu yazmayı unutmayınız.)

 

 

Gebze İnsan ve Medeniyet Hareketi’nde “Küreselleşme” okumaları devam ediyor

Gebze İnsan ve Medeniyet Hareketi’nde “Küreselleşme” okumaları devam ediyor

 

Gebze İMH’de “Küresel Çağda Varolmak” tahlil edildi

Gebze İnsan ve Medeniyet Hareketi merkezinde her ay düzenli olarak gerçekleştirilen Kitap Tahlili etkinliğinde Atasoy Müftüoğlu’nun ‘Küresel Çağda Varolmak’ adlı eseri tahlil edildi.

İnsan ve Medeniyet Hareketi Eğitim Komisyonu Başkanı Eğitimci-Yazar Kamil Ergenç’in moderatörlüğünde gerçekleşen Kitap Tahlil programları, üçüncü yılında ‘Küreselleşme’ kavramı eksenli eserleri tahlil etmeye devam ediyor. Bu çerçevede mart ayı kitabı olan Atasoy Müftüoğlu’nun ‘Küresel Çağda Varolmak’ adlı eseri vakıf merkezinde tartışmaya açıldı.

Eserinde çağa tanıklık bilincini üst seviyede tutmaya çalışan yazar, diri tutucu fikirlerin cümlelere cömertçe yayıldığı bir eser olan ‘Küresel Çağda Varolmak’, Atasoy Müftüoğlu’nun diğer bütün eserlerinde de gözlemlendiği gibi okuyanlarını uyanmaya, direnmeye ve var olmaya davet ediyor.

MODERNİTEYE YANIT VEREMEDİK POSTMODERNİTE İLE HESAPLAŞAMADIK

Eserinde Avro-Amerikan merkezli küreselleşmeyle, sömürgeci küreselleşme karşısında Müslümanların tutumuna radikal eleştiriler yönelten Atasoy Müftüoğlu, düşüncelerini şu şekilde özetliyor: ‘’Küreselleşme Amerikancılığın, emperyalizmin yeni adı. Tüketim kültürünün küreselleşmesi zihinsel anlamda, kalbi anlamda, ruhi anlamda tükenişimize sebep oldu. Bugün insanlar tüketim tapınakları peşindeler. İhtiyaçlarımızı reklamlar belirliyor. Bugün cemaat liderleri bile pazarlanıyor. Biz postmodernite ile hesaplaşamadık, moderniteye bir yanıt veremedik, kendi modernitemizi de oluşturamadık. Biz araftayız. Bizim için bir gelecek yok. Hâlâ Batı’nın teknolojisini alalım ama kültürünü bırakalım diyoruz. Fakat nasıl yapacağımıza ise cevap veremedik.

KÜRESEL KÜLTÜR ULUSAL DEVLETLERLE DE SAVAŞIYOR

Postmodern küresel kültürün bu modern putlarla ilgili bir eleştirisi var. Dolayısıyla küresel kültür, ulusal devletle devletin bir ikon haline gelmesiyle de savaşıyor. Küreselleşmeden bu anlamda yararlanılabilir, ya da küreselleşmenin bize kazandırdığı iletişim devriminden yararlanılabilir. Bu enformasyon çağında biz hala ümmetle konuşmuyoruz. Ümmet ne düşünüyor konuşmuyoruz.’’

Eser genel anlamı ile kapitalist ekonominin; bütün anlamları, erdemleri, bilgelikleri ve ahlakı imha ederek insanlık dışı gerçekler oluşturduğunu belirterek, sınırsız büyüme stratejilerinin ağır insanlık sorunlarına, büyük kötülüklere ve felaketlere yol açtığını, kapitalist sistemde uygarlık adı altında bütün kişilikleri ve karakterleri erozyona uğrattığını ifade ediyor.

AVRUPA VE AMERİKA KENDİ DÜNYA GÖRÜŞÜNÜ FAŞİZM VE SAVAŞ YOLUYLA KABUL ETTİRMEYE ÇALIŞIYOR

Esere göre, günümüz dünyasında piyasanın evrenselliği dışında bir evrensellikten söz etmek mümkün değil. Bu tür bir evrensellik, sermaye aklının, neoliberal aklın dünya çapında etkili olmasını sağlıyor. Neoliberal akıl, kimliklerin, kültürlerin paramparça olmasına neden oluyor. Neoliberal akıl ve kültür karşısında toplumlarımızda; İslami kaygılar taşımayan, nötr ve monoton bir kişiliği ve karekteri temsil eden muğlak varoluş biçimleri çoğalıyor. Bu durum karşısında, bilincimizi sömürgeleştiren, aşındıran, çürüten süreçlerin maskesini düşürmek yerine suskun, tepkisiz, apolitik, gri, kirli hayatlar yaşayabiliyoruz. Avrupa ve Amerika, kendi dünya görüşlerini, hayat tarzlarını, Avrupa dışı dünyaya faşizm ve savaş yoluyla kabul ettirmeye çalışıyor. Modern-seküler proje yoluyla İslam toplumları, neoliberal fikirlere açık hale getirilecektir; Türkiye`deki gelişmelere bakılınca bu projenin büyük ölçüde etkili olduğu görülebiliyor. Yazar eserinde daha çok eleştirel bir dil kullanarak, öze dönüş çağrıları yapıyor ve tüm olumsuzluklara rağmen Müslümanların her çağda var olabileceğini vurguluyor.

Yaklaşık iki saat süren kitap tahlilinde katılımcılar  yazarın sömürgeci küreselleşme sürecine yönelik eleştirilerine katıldıklarını ifade ederken, özellikle İslam dünyası ve Ortadoğu’da yaşananlarla ilgili düşüncelerinin bütüncül bir bakıştan yoksun ve halkların hareketlerini ve iradelerini yok sayan bir duruş sergilediğini kaydettiler.

Kur’an’da Cahiliyye Kavramı – Aylık Kavram Desleri

Kur’an’da Cahiliye Kavramı

Sedat Kotan Hoca  “Cahiliye” kavramının boyutları ve belirgin özellikleriyle ilgili bir sunum gerçekleştirdi.

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze’de her ay geleneksel olarak düzenlenen kavram derslerinin sonuncusunda Sedat Kotan Hoca tarafından “Cahiliye” kavramıyla ilgili bir sunum yapıldı. Gebze İMH mensuplarının katıldığı sunumunu Kur’an’da cahiliye kavramlarının geçtiği Ali İmran 154, Maide 50 ve Fetih Suresi 26. ayetler çerçevesinde ele alan Sedat Kotan hoca büyük bir ilgiyle dinlendi.

MÜFREDAT’TA CAHİLİYE KAVRAMI

Konuşmasında cahiliye kavramının Kur’an’ın temel kavramlarından biri olduğunu vurgulayan Sedat Kotan hoca, cahiliye’nin kesin olmayan bir bilgiyle hareket etme anlamı taşıdığını belirterek, cahiliyenin inanç, düşünce, bilgi ve eylemde hayatımızdaki yansımaları ve boyutları üzerinde durdu. Arapçanın büyük ustası Ragıp El İsfahani’nin cahiliye tanımında üç anlamı ön plana çıkardığını anlatan Sedat Kotan, “Bunlardan ilki nefsin bilgiden uzak olması, ilim karşıtlığı, kesin bilgiye göre değil zan üzerine hareket etmedir. İkincisi, bir işi, yapılması gerekenin aksine yapmaktır. Üçüncü anlam ise bir şeye inancın o şeyin esas yapısının aksine bağlanmasıdır. Cahiliye kategorisindeki insan zanla, aceleci tepkisel ve fevri düşünür ve hareket eder. Bunun karşısında tevhidi düşünceye sahip olan insan ise ilim, kesin bilgi ve delille düşünür, sekinet ve vakarla hareket eder” diye konuştu.

CAHİLİYE’NİN BOYUTLARI

Cahiliye kavramını 20. Yüzyılda Müslümanların gündemine Seyyid Kutup ve Mevdudi gibi iki büyük düşünürün getirdiğini hatırlatan Sedat Kotan, Cahiliye’nin belirgin özellikleriyle ilgili bilgi verdi. Cahiliye’nin en belirgin özelliğinin sağlam bir bilgi ve delile dayanmayan, zan temelli düşünce, tutum ve davranışlar olduğunu ifade eden Sedat Kotan, cahiliyenin ikinci önemli özelliği olarak da taassubu gösterdi. Cahiliye’nin inançsal, hukuksal, yönetsel/sistemsel, ameli/eylemsel, ilimsizlik/zannilik ve soy/kabile/kavmiyet taassubu gibi ana başlıklarda ele alınacak boyutları olduğunu belirten Sedat Kotan hoca, “Merhum Seyyid Kutup cahiliyeyi “mutlak cahiliye” ve “şirk cahiliyesi” olarak kategorize ediyor. Mutlak cahiliye Allah yoktur, düşüncesi yani ateizmdir. Şirk cahiliyesinin temelinde ise Allah’ı uzak görmek vardır” dedi.

Sedat Kotan hocanın sunumu soru cevap bölümüyle sona erdi.

 

 

DOĞU GUTA’YA İLK TIR YARDIM YARIN GİDİYOR

Gebze Suriye ile Dayanışma Platformu Rejim ve Rus Güçleri tarafından ağır bombardıman altında tutulan Doğu Guta’ya İlk Yardım Tırını 06 Nisan 2018 Cuma (Yarın) gönderiyor. Çoban Mustafa Paşa Camii Arkasında bulunan Gebze İHH önünden kalkacak olan tır gönüllüler ve halkla beraber Cuma Namazı sonrası uğurlanacaktır.