Pazartesi , 20 Kasım 2017
Anasayfa / Etkinlikler

Etkinlikler

Kur’an-ı Anlamanın İlkeleri

Gebze İnsan ve Medeniyat Hareketi Eğitim Komisyonunun her cuma olduğu gibi bu cuma da hareket merkezimizde bizleri aydınlatacak değerli konuklar davet etmeye devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı Haseki Dini Yüksek İhtisas Merkezi Hocalarından Ömer Bostan hoca bu cuma “Kur’an-ı Kerim’i Anlamanın İlkeleri” konu başlığı ile hitap edecek. İslam Dünyasının yakıcı problemlerinden biri olan “Kur’anı Doğru Anlamada Usul” meselesine değinilecek program 17 Kasım 2017 Cuma (Bugün) saat 20.00’da gerçekleşecektir. Konuya ilgi duyan herkes davetlidir.

 

Ömer Bostan hocamız ile Aralık ayından itibaren”Kur’an’ın Gölgesinde Tefsir Dersleri” programına da devam edilecektir.

 

Kur'anı Anlamanın

Selahaddin Eş Çakırgil: “Yeni Yeni Uyanıyoruz”

Yeni yeni uyanıyoruz

Bedel ödemek zorundayız

Ortadoğu’daki gelişmelerle ilgili  Gebze İMH’de bir sunum gerçekleştiren Gazeteci-Yazar Selahattin Eş Çakırgil, “Yeni yeni uyanıyoruz. Bedel ödemek zorundayız” dedi.

Selahattin Eş Çakırgil: “ABD Ortadoğu’da Müslümanları birbirine vuruşturma politikası izliyor”

SANAYİ DEVRİMİNDE YAŞANAN GELİŞMELERİ TAKİP EDEMEDİK

Gebze İnsan ve Medeniyet Hareketi tarafından düzenlenen “Ortadoğu’da Değişen Dengeler ve Türkiye” başlıklı konferans İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze merkezinde yapıldı. Gebze İMH mensupları ile Gebze’deki STK temsilcilerinin de katıldığı konferansta konuşan Gazeteci-Yazar Selahattin Eş Çakırgil, Osmanlı’nın sanayi devrimi ve coğrafi keşiflerle birlikte yaşanan gelişmeleri takip edemediğini belirterek, “Osmanlı çok büyük bir güçtü. Müslümanların hükmettiği topraklara emperyalistler 400 sene giremedi. Karlofça Antlaşması’yla Osmanlı’ya bir kement sıkıldı. 250 sene sonra tarih sahnesinden silindi. 550 yıl kaldığımız topraklardan 550 günde çekilmez zorunda kaldık. Yıkılmaz denilen Osmanlı yıkıldı. Onun sınırlarından 35 ülke çıkardılar. Geçilmez denilen Çanakkale’yi başka türlü geçtiler” diye konuştu.

ABD Müslümanları birbirine vuruşturma politikası izliyor

İslam dünyasının silkinerek sömürgecilerle mücadele etmek yerine birbiriyle uğraştığını belirten Çakırgil, “Elbette emperyalistler Müslümanların kendi içlerinde birbiriyle uğraşmasından zevk alacak ve bundan yararlanacaktır. ABD Ortadoğu ve İslam dünyasında Müslümanları birbirine vuruşturma ve zayıflatma politikası izliyor. Etnik köken ve mezhep farklılıklarından yararlanıyor. Afganistan’ın Sovyetler tarafından işgalinde Müslümanlar en büyük kayıpları Ruslara karşı değil, birbiriyle savaşırken verdi” dedi.

TAYYİP ERDOĞAN İSLAM DÜNYASINDA UMUT OLARAK GÖRÜLÜYOR

Müslümanların Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı İslam dünyasını bir araya getirecek, birleştirici bir lider olarak gördüğünü kaydeden Selahattin Eş Çakırgil, “Putin yerlerde sürünen Rusya’yı 15 yılda toparladı. İslam diyarlarında Müslümanlar Tayyip Bey bir liderlik etse de İslam ülkeleri bir araya gelse ve emperyalistler buradan çıkarılsa diye umutlanıyor. Ben Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı politik bir figür olarak düşünmüyorum. Tayyip Beyi mazlumların ve Müslümanların derdini yüreğinde hisseden ve onlara karşı sorumluluğunu yerine getirmeye çalışan bir insan olarak gözlemliyorum. Ben kırk sene önce Türkiye’nin bugünlere gelebileceğine inanmıyordum. Bugün eskisinden çok çok daha iyiyiz. Tayyip Erdoğan sekiz yıllık başbakanlık döneminde GATA’ya hasta ziyaretine gittiğinde eşi kapıdaki asker tarafından geri çevrildi” diye konuştu. Çakırgil şöyle devam etti:

TÜRKİYE GÜÇ DENGESİ POLİTİKASI İZLİYOR

“İslam dünyası kendi halklarına zulmedip, emperyalistler karşısında el pençe divan duran yöneticilerle dolu. İslam coğrafyasında Müslüman toplumlar henüz 15 Temmuz’daki gibi ayağa kalkacak durumda değil. Şimdi yeni yeni uyanıyoruz. Bedel ödemek zorundayız. ABD tutuklanan bir casusu için Türkiye’ye ultimatom verdi. Tutuklanan şahsın telefon kartını istedi. Diplomatik malzeme dedi. Ortadoğu problemi iç ve dış baskılarla iç içe. Suriye’de bütün devletler var. Yok biz girmemeliyiz diyenler var. Türkiye mevcut durumda güç dengesi politikası izliyor.”

Irak, Arabistan, Yemen ve Lübnan’daki son gelişmeler hakkında da kısa bir değerlendirme yapan Gazeteci Yazar Selahattin Eş Çakırgil’in sunumu soru-cevap bölümüyle sona erdi.

 

1 2

Ömer Bostan hoca: İlim Kur’an’ın Anahtar Kavramıdır

Gebze İMH’nin Cuma Buluşmaları konuğu Ömer Bostan hoca oldu.

İlim Kur’an’ın anahtar kavramıdır

Gebze İnsan Medeniyet Hareketi tarafından düzenlenen haftalık Cuma Buluşmaları’nın bu haftaki konuğu Haseki Dini Yüksek İhtisas hocası ilahiyatçı Ömer Bostan oldu. Gebze İMH merkezinde gerçekleşen programa Gebze İmh mensupları ile birlikte çok sayıda STK yetkilisi ve Gebzeliler katıldı.

KUR’AN BİZDEN İLMİ DAYANAK İSTİYOR

Konuşmasına Kur’an’ın ilk emrinin “Oku” olduğunu hatırlatarak başlayan Ömer Bostan hoca, “İlim kavramının Kur’an’ın anahtar kavramlarından biri olduğunu vurguladı. Ömer Bostan, Kur’an’da insanların ve toplumların yaptıkları her icraatı ilimle delillendirmelerinin istendiğini ifade ederek, “Kur’an bir çok ayette “Eğer doğru sözlüyseniz delilinizi getirin” diyerek davranışlarımızın, konuşmalarımızın ve icraatlarımızın ilmi bir dayanağının olmasını istiyor. Kur’an defaatle cehaleti kınar, insanı ilme çağırır. Cehaletin birinci sebebi taklittir, çoğunluğa uymaktır, ilmi bir süzgeçten geçirmeden atalara uymaktır” diye konuştu.

İLİM BÜYÜK BİR KAVRAM

İlim kavramının tanımları üzerinde geniş bir değerlendirme yapan ve Kur’an-ı Kerim ve hadislerde ilim kavramınına verilen önem ve değer üzerine bir sunum gerçekleştiren Haseki Dini Yüksek İhtisas hocası Ömer Bostan, “İlim büyük bir kavram. Kur’an’ın üzerinde önemle durduğu bir kavram. İlim kavramını konuşurken cehaletimi iliklerime kadar hissediyorum. İlim sözlüklerde genellikle “Bir şeyin hakikatini idrak etmektir” şeklinde tanımlanır. Kur’an baştan sona Allahu Teala’nın yarattıklarından bahseder ve yaratılıştaki ölçü, nizam, mükemmellik, kusursuzluk ve güzelliğe dikkat çekilerek tüm yaratılış aleminin Allah’ın ilmine ve hikmetine alamet olduğunu belirtir” dedi.

BİLGİNİN SONUCU SORUMLULUKTUR

Kur’an’da ilim sıfatıyla donanmış insanın övüldüğünü ve yüceltildiğini kaydeden Ömer Bostan hoca, “Kur’an’ın övgü konusu ettiği ilim hangi ilimdir? Kur’an Allah’tan gereği gibi alimler korkar, alimler saygı duyar diyor. Kur’an’ın övdüğü ilim, sahibine sorumluluk duygusunu veren ve sorumlulukla hareket etmesini sağlayan ilimdir. İnsana takva kazandıran ilimdir” şeklinde konuştu.

Program Ömer Bostan hocanın dinleyicilerin kendisine yönelttiği soruları cevaplandırmasıyla sona erdi.

 

1 2

Selahattin Eş Cuma Buluşmamızda…

“Cuma Buluşmaları” programımıza konuk olacak olan Selahaddin Eş Çakırgil “Ortadoğu’da Değişen Dengeler ve Türkiye” başlığı altında konuşma yapacaktır. Konuya ilgisi olanlar programa davetlidir. Program 10 Kasım 2017 Saat 20.00’da gerçekleşecektir. Selahattin Es - Ortadoğu

Psikoterapist Mehmet Kaya İMH Gebze’de

04 Kasım 2017 Cumartesi günü Saat 14.00’da İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze Eğitim Komisyonunun davetlisi Uzman Psikolog ve Psikoterapist Mehmet Kaya “Kişilik Türleri ve İletişim Üzerindeki Etkisi” konulu sunumunu yapacaktır. Program hanımlara özeldir. Konu ile ilgili olan ve bilgi sahibi olmak isteyen tüm hanım kardeşlerimiz davetlidir.

 

kisilikTurleri-KavramWeb

Ömer Bostan Hoca “İlim” Kavramını Anlatacak

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze Eğitim Komisyonu Aylık Kavram Dersleri çerçevesinde Haseki Dini Yüksek İhtisas Hocası Ömer Bostan hocayı konuk ediyor.  3 Kasım Cuma Akşamı Saat19.30’da başlayacak programa davetlisiniz.

ilim-KasımWeb

Gebze İMH’de Küreselleşmenin Sıra Dışı Öyküsü

Gebze İMH’de düzenlenen Kitap Tahlili etkinliğinde Hintli entelektüel Nayan Chanda’nın “Küreselleşmenin Sıra Dışı Öyküsü” adlı kitabı analiz edildi.

Kitabı önceden okuyan katılımcılar küreselleşme serüveninin insanlık tarihinin başlangıcından itibaren çok boyutlu olarak ele alındığı eseri olumlu ve olumsuz yönleriyle kritize etti.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜRESELLEŞMEYLE İLGİLİ SORULAR

Moderatörlüğünü eğitimci yazar Kamil ERGENÇ’in üstlendiği ve çok sayıda eğitimcinin de katıldığı tahlil programında; küreselleşmenin herkesçe kabul edilen bir tanımı var mıdır? Küreselleşmeyi var eden koşullar nelerdir? Tüccar, vaiz, maceracı ve savaşçı figürlerin küreselleşmede oynadığı rol nedir? Bugünün küreselleşmesini ötekilerden ayıran (varsa) en önemli faktör/ler nelerdir? Bugünkü küreselleşmenin sürdürülebilirliği nedir? Küreselleşmeyi aşmak mümkün müdür? Nasıl? Son dönemde ülkemizde revaçta olan yerlilik ve millilik kavramının mahiyeti nedir? gibi sorulara yanıt arandı.

KÜRESELLEŞMEDE ETKİN OLAN AKTÖRLER

Yazar Nayan Chanda, Küreselleşmenin Sıra Dışı Öyküsü adlı eserinde küreselleşme kavramının isim olarak yeni olsa da tarihinin eski olduğunu belirtiyor. Kitaba eleştirel yorumlar getiren katılımcılar, küreselleşmenin son 20 yılda en fazla konuşulan kavramların başında gelmesine rağmen üzerinde tanım birliği olmadığını, iklim değişiklikleri, daha iyi yaşam koşulları ve göçler, coğrafi keşifler, sanayi devrimi,  daha çok kazanma hırsıyla hareket eden tüccarlar, inançlarını yaymayı amaçlayan vaizler, dünyayı keşfetme arzusundaki seyyahlar ve sömürge ruhuna sahip devletlerle çok uluslu şirketlerin varlığı küreselleşmeyi daha etkin hale getirdiğini belirttiler.

MÜSLÜMAN ENTELEKTÜELLER KÜRESELLEŞMEYLE İLGİLİ YENİ BİR PERSPEKTİF ÜRETMELİ

Küreselleşmenin bugün özellikle Batılı sömürgeci güçler ve çok uluslu şirketler tarafından ekonomik, siyasal, kültürel bir sömürge aracı olarak kullanılmasının gözardı edilmemesi gerektiği de ifade edilen tahlil programında, devam eden küreselleşme sürecinin İslam dünyası tarafından gereği gibi tahlil edilemediği Müslüman entelektüellerin küreselleşmeyle ilgili dünyanın dikkatine sunacağı yeni bir perspektif üretmesi gerektiği vurgulandı. Katılımcılar ayrıca Müslüman toplumların yeni bir söz söyleyebilme gücüne erişmediği takdirde içi boş hamasi laflar ile bu süreci etkileyen değil, süreçten etkilenmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade ettiler.

BİR YANDA ARTAN ZENGİNLİK DİĞER YANDA ARTAN YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİK

Karşılıklı soru ve cevaplarla devam eden programın sonunda katılımcılar küreselleşmeyle ilgili özetle şu görüşleri dile getirdiler: “Bugünkü hali ile küreselleşmenin bir yüzünde azınlığı oluşturan bir kesim için zenginlik ve refah artışı yer alırken, öteki yüzünde çoğunluğu oluşturan kitleler için sürekli artan işsizlik, eşitsizlik ve yoksulluk yer almaktadır. Küreselleşmeyi inkar etmek ne kadar imkansızsa, hiçbir şey yapmadan küreselleşmenin sağlayacağı olanaklardan yararlanmayı beklemek de o kadar hayalperestlik olacaktır. Bizim dışımızda oluşmuş bir küreselleşme gerçeği varken, yapılması gereken; küreselleşmenin zararlarından korunmak için inandığımız değerler doğrultusunda yeniden bir dünya düzeni inşa etmeyi gerçekleştirmek için çok çalışmak gerekmektedir. Hali hazırdaki durumumuzda küreselleşmeyi aşmanın mümkün olmadığı ne yazık ki görülmektedir.”

Programın sonunda moderatör Kamil ERGENÇ tarafından Küreselleşme merkezli yeni tahlil kitabı açıklandı. Kitap Tahlili programı Kasım ayında Dipesh Chakrabarty’nin Avrupa’yı Taşralaştırmak adlı eseriyle devam edecek. Kitap tahlil etkinliğine ilgi duyan  tüm Gebzeliler davet edildi.

1 2 3 4

Hanımlar Tevekkül konusunu işledi

İnsan ve medeniyet hareketi Gebze Hanımlar Birimi dönemin ilk kavram dersini Özlem NAS hanımefendinin sunumu ile gerçekleştirdi. “TEVEKKÜL” konusunun işlendiği derste şu hususlara değinildi; Kavramların düşünce dünyamızın şekillenmesindeki önemi, Kişilerin düşünce dünyaları ve konuştukları dil kullandıkları kavramlarla ve o kavramlara yükledikleri anlamlarla değer kazanır. Kullanılan kavramlar kişinin bilgi birikimini ifade eder.
Tevekkül kavramınin, vekâlet, vekil, tevhid, müvekkil kavramları ile aynı kökten geldiği belirtilerek Zümer süresinde geçen “Allah herşeyin yaratıcısıdır. O herşeyin üzerine vekildir.” Ayeti değerlendirildi.
Vekil= herşeyin üzerinde gözetici ve hafız olan. İhtiyacı giderendir.
Kitab-ı kerim’de 40’tan fazla ayette geçen “Tevekkül” ise , kişinin yapması gerekenin hakkı ile yaptıktan sonra işin sonucunu Allah’a bırakması, O’na güvenip sonuçtan endişe etmemesidir.
Hiçbir şey yapmadan oturup sadece beklemek tevekkül ile bağdaşan bir durum değildir, zira; İslam’ın özü sebeplere sarılmaktır. Müslüman da önce eline seçen sebepler doğrultusunda hareket etmelidir.
Müslüman kişi yaptıklarına değil, Allah’a güvenmelidir.
Tevekkül inanç ve itikat ile iç içe girmiştir
İslam alimleri tevekkül için “kalbin Allah’a itaat etmesidir” şeklinde yorumlamışlardır.
İnsanlar 4 maddeye güvenirler tevekkül ederler
1-Malına
2-Nefsine
3-Halka
4-Hakka
Müslüman kişi Hakka güvenmekle yükümlüdür.

baf8e466-18c1-465d-b87d-98bde58f1d53 806767fd-de82-4e97-9eec-37e97725339b 87bbb0f8-d460-4085-be39-1611c403d8e1 12d4299c-3b41-4382-a4ea-4942599930ff

 

Hanımlar İçin Aylık Kavram Dersleri: Tevekkül

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze Derneği Eğitim Komisyonumuzun 2017 – 2018 dönemi programları başladı. Her ay hanım kardeşlerimize yönelik düzenlediğimiz “Hayatımıza Etki Eden Kavramlar” programı bu ay “Tevekkül” konusunu işleyerek başlayacaktır. 14 Ekim 2017 Cumartesi Saat 14.00’da gerçekleşecek programa tüm hanım kardeşlerimiz davetlidir.

 

Hanımlar Tanışma Kahvaltısında Buluşuyor

İnsan ve Medeniyet Hareketi Teşkilat Komisyonumuzun düzenlemiş olduğu “Tanışma Kahvaltısı” ile “…yeniden Bismillah” diyoruz. 07 Ekim 2017 Cumartesi Saat 10.30’da başlayacak olan kahvaltı programın tüm hanım kardeşlerimiz davetlidir.

 

Bizimle tanışmak isteyen, Misyonumuzu, Vizyonumuzu, Çalışma şeklimizi ve çalışmalarımızın içeriğini öğrenmek isteyen hanım kardeşlerimiz tanışma kahvaltımızda buluşacak ve yeni dönemdeki çalışmalarımız hakkında bilgi edinebileceklerdir.

 

HanimDavetiyeWeb