Perşembe , 25 Nisan 2019
Anasayfa / Genç Hareket

Genç Hareket

Genç Hareket Gebze’nin yaptığı tüm etkinlikler ve duyuruları buradan yapılacaktır.

İMH Voleybol Turnuvası başladı

 

23 takımın katıldığı turnuva Gebze Gençlik Merkezi’nde başladı.

Açılış maçında Çözüm Koleji Genç Akse’yi 2-0 mağlup etti.

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze tarafından tarafından düzenlenen Geleneksel 5. Voleybol Turnuvası Gebze Gençlik Merkezi spor salonunda başladı. Turnuvanın açılışı dolayısıyla görüşlerini ifade eden İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze Başkanı Musa Öztürk, organizasyona gösterilen ilgiye teşekkür ederek, geleneksel hale gelen voleybol turnuvasının ilçedeki sivil toplum kuruluşları arasında tanışma, dayanışma ve dostluk vesilesi haline geldiğini belirtti.

Gebze’deki sivil toplum kuruluşları ve eğitim camiası ile mahalle voleybol takımlarının büyük ilgi gösterdiği turnuvanın açılış maçı Çözüm Koleji ile Genç Akse arasında oynandı. Çözüm Koleji üstün bir oyunla setleri 25-17 ve 25-14 alarak Genç Akse’yi 2-0 mağlup etti.

Gecenin diğer karşılaşmalarında ise şu sonuçlar alındı:

Akgenç Mahalle: 2 İşyeri Market: 1

Halka: 2 Çözüm Kişisel Gelişim: 0

Toplam 23 takımın katıldığı voleybol turnuvası Gebze Gençlik Merkezi’nde Pazar günü hariç haftanın her günü yapılacak ve eleme gruplarından sonra yapılacak final maçlarıyla 2 Mayıs 2019 tarihinde sona erecek.

Paylaş

Gebze’de Dünya Müslümanları ile Dayanışma Gecesi

 

Gebze Sivil Dayanışma Platformu’nun düzenlediği programda dünya Müslümanlarının sorunları ve çözüm yolları gündeme getirildi.

Dr. Ahmet Emin Dağ: 1.5 milyar İslam aleminin yarısı okuma yazma bilmiyor. 750 milyon Müslüman Kur’an dahi okuyamıyor.

Dr. Fehmi Talat: İsrail Mısır’daki darbe için milyarlarca dolar harcadı. Mursi Başkan iken yemeğini tasla evinden getirdi.

Gebze Sivil Dayanışma Platformu tarafından düzenlenen Dünya Müslümanları ile Dayanışma Gecesi Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’nde yapıldı. Başta Filistin, Mısır, Türkistan, Yemen, Suriye ve Afganistan’da Müslümanlara yapılan baskı ve katliamlarla en son Yeni Zelanda’da Cuma namazı için toplanan Müslümanlara yönelik katliamın gündeme getirildiği programa konuşmacı olarak Mısır İhvanı resmi sözcüsü Dr. Talat Fehmi ile İNSAMER Başkanı Dr. Ahmet Emin Dağ katılırken, Grup Yürüyüş de gecenin anlam ve önemine uygun şehadet, birlik ve dayanışma temalı ezgi ve marşlar seslendirdi. Sunuculuğunu Engin Ataman’ın yaptığı, Adem Akbaş hocanın Kur’an’ı Kerim tilaveti ve H. İbrahim Yavuz hocanın okuduğu duayla açılan programa platform üyesi Gebzeli sivil toplum kuruluşu mensupları ile Gebzeliler büyük ilgi gösterdi, Yeni Zelanda’da Müslümanlara yönelik gerçekleştirilen katliam kınandı.

VARLIKLA İMTİHAN EDİLİYORUZ

Gebze Sivil Dayanışma Platformu adına programın açılış konuşmasını yapan Musa Öztürk, Dünya Müslümanları ile birlik ve dayanışma duygularını canlı tutmak için gerçekleştirdikleri gecenin geleneksel olarak her yıl tekrar edileceğini belirtti. Musa Öztürk dünya Müslümanlarının son 150 yılda karşılaştıkları üzücü sürecin Müslümanların dağınıklığından ve güç sahiplerinin de bunu fırsata çevirmesinden kaynaklandığını ifade etti. Yeni Zelanda katliamı ile kelimelerin ifade etmekte güçlük çektiği fütursuz bir saldırıyla karşı karşıya kaldıklarını belirten Musa Öztürk, “Mesele zalimlerin ne yaptığı değil, Müslümanların ayağa kalkıp kalkmama meselesidir. Davanın ciddi erleri olduğumuzda meselemiz çözülecektir. Bizler Türkiye’de varlıkla imtihan ediliyoruz. Konforlu bir hayat yaşayarak sorunlarımızı çözemeyiz. Paris saldırısında dünyayı ayağa kaldıran Avrupa Mısır’da dokuz genç idam edilirken, Türkistan’daki baskı ve zulümlere sessiz kalırken, Yeni Zelanda’daki saldırıyı terör olarak nitelendirmezken elbette iki yüzlülük yapacaktır. Bizler ümmeti ayağa kaldıracak işlere ciddiyetle eğilmedikçe zalimler azgınlığını sürdürecektir” dedi.

İSLAM DÜNYASINDAN ÇARPICI TESPİTLER

Programın ilk sunumunu gerçekleştiren İHH yönetim kurulu üyesi ve İHH İnsani ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (İNSAMER) Başkanı Dr. Ahmet Emin Dağ, dünya Müslümanları ve İslam dünyası ile ilgili çarpıcı tespitlerde bulundu. Dünya Müslümanlarının milyonlarca kilometrekarelik bir coğrafyada, yüzlerce etnik yapıdan, farklı ırk, renk ve dillere mensup insanlardan oluştuğunu kaydeden Dr. Dağ, “1.5 milyar Müslümanın 500 milyonu gayrimüslim ülkelerde azınlık olarak yaşıyor. Dünyanın yeraltı zenginliğinin yüzde 50’si İslam ülkelerinde ama dünyanın en fakir ülkeleri İslam ülkeleri. Bu zenginlikler Müslümanlara değil, Batı’ya akıyor. 57 İslam ülkesinin toplam gayri safi milli hasıla payı sadece Fransa kadar ediyor. 80 milyonluk nüfusuyla Türkiye GSMH açısından İslam dünyasının en zengini. Dolayısıyla ümmete karşı sorumluluğumuz artıyor. 1.5 milyar insanın yarısı okuma yazma bilmiyor. “Oku” ayetiyle başlayan bir dine mensubuz. 750 milyon Müslüman Kur’an dahi okuyamıyor. Bu oran kadınlarda yüzde 60 dolaylarında. Bu eğitim kapasitesiyle İslam dünyasının yaşadığı sorunları aşması mümkün değildir” dedi.

ZİHİNSEL VE SİYASAL BİRLİĞE İHTİYACIMIZ VAR

Müslümanların dayanışmasının önündeki en büyük engelin yine kendileri olduğunu belirten Dr. Ahmet Emin Dağ, “İslam dünyasında 40 ayrı çatışma noktası var. Bunların çoğunda sebep Batılı sömürgeciler değil. Müslümanlar birbiriyle çatışıyor. Ateşe benzin dökenler onlar ama aramızdaki savaşın sebebi biziz. Yeni Zelanda’daki katliam onlarca kez Pakistan’da, Irak’ta, Afganistan’da, Suriye’de yaşandı. Hasta ruhlu insanlar mezhep taassubuyla birbirlerini katlediyor. Irak ve Suriye’deki durum diğer İslam ülkelerine mezhep gerilimi ihraç ediyor. Bizlerin öncelikle zihinsel birliğe, sonra da siyasal birliğe ihtiyacımız var. Onlar Müslümanlara karşı birlik ve beraberlik sağlamada başarılılar. Avrupa ve Amerika’da her gün Müslümanlara, mabetlerine saldırı haberleri geliyor, fakat katliama dönüşmediği için haber değeri bile taşımıyor.” dedi.

Dr. Ahmet Emin Dağ konuşmasına şöyle devam etti:

SORUNLAR VE ÇÖZÜM YOLLARI

İslam dünyasının yaşadığı sorunları genel ve yerel sorunlar olmak üzere iki ana başlıkta toplamak gerekir. Genel sorunlarımız; birlik ve dayanışma duygularından yoksunluk, dini anlayıştaki problemler ve dini yaşamadaki gevşeklik, fakirlik ve sosyal adaletsizlik, cehalet ve ilimden uzaklaşmadır. Yerel sorunlarımız ise; Suriye, Filistin sorunu, Irak, Afganistan, Mısır, Yemen, Arakan, Doğu Türkistan, Keşmir’dir. Bu sorunları çözmek için yapılması gerekenler siyasal olarak; Müslüman ülkeler arası birlik ve beraberliğin sağlanması, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın rolünü artırmak, ortak siyasi ve ekonomik birlik kurmak, ortak para birimi, bilim ve eğitim konularında işbirliğidir. Toplumsal olarak, ümmet bilincini geliştirmek, sivil ittifakları artırmak, yardımlaşma kurumları tesis etmektir. Bireysel olarak ise, dinimizi iyi öğrenmek, taassuptan uzak durmak, bağışlara önem vermek ve dua etmektir.

  1. TALAT FEHMİ: MURSİ BAŞKAN İKEN YEMEĞİNİ TASLA EVİNDEN GETİRDİ

Son olarak kürsüye çıkan Mısır Müslüman Kardeşler Hareketi (İhvan) resmi sözcüsü Dr. Talat Fehmi, Mısır’da devam eden zulüm ve 3 Temmuz 2013’te Sisi diktası tarafından yapılan darbeyle ilgili gerçekleri paylaştı. Mısır’da yaşanan Sisi darbesine Mursi tarafından Mısır’ın bağımsızlaşması için atılan siyasal ve ekonomik adımların yol açtığını belirten Dr. Talat Fehmi, “ABD’nin Mısır Büyükelçisi Anne Peterson dedi ki, ‘Mursi başkan olduktan sonra bizim talimatlarımızı dinlemedi.’ Ona şöyle cevap verdim. Evet Mursi, sizi dinlemedi. Sizin talimatlarınıza asla boyun eğmedi. Mursi Mısır’ın kendi silah fabrikasını kurdu. Kendi ülkesinin gıda üretiminin kendisine yetmesi için çalıştı. Nil’in sularını Mısır’ın çıkarları için kullandı. Yerli otomobil, yerli tablet, yerli uydu çalışması başlattı. Dünya güçlerine borç almak için avuç açmadı. İşsizlik azaldı. Bir yılda memur maaşını yüzde 60 artırdı. Normalde yüzde 10-20’lik artış Mısır’da iyi kabul edilir. Mursi bir yıl içinde herkesin gerçek yüzünü ortaya çıkardı. Maaş almadı, bazı harcamaları cebinden ödedi. Başkan iken yemeğini tasla evinden getirdi. Yardımcıları da görevdeyken maaşlarına dokunmadı. Mursi görev süresinde kendisine ayrılan malikaneye taşınmadı. Kirada oturmaya devam etti” diye konuştu.

İSRAİL DARBE İÇİN MİLYARLARCA DOLAR HARCADI

İhvan resmi sözcüsü Dr. Talat Fehmi şöyle devam etti:

Mursi göreve başladıktan sonra ABD ve Siyonizmin isteklerine aykırı bir siyaset izledi. Türkiye, İran, Pakistan, Rusya, Brezilya, Çin’i ziyaret etti. Bir yıl boyunca Sina-Refah sınır kapasını açarak Gazze’lilerin geçim şartlarının düzelmesine yardımcı oldu. Bizatihi İsrail’in açıklamalarında “Mursi gelince endişelendik. Bütçenin büyük bölümünü Mursi’nin hamlelerini bertaraf etmek için ayırdık dediler. İsrail Gazze’de savaşın durması için ABD aracılığıyla savaşın durması için yardım istedi. Devletin tüm organları Mursi’yi yalnız bıraktı. İsrail darbeden sonra açıklama yaptı. Eğer Mursi bir yıl daha kalsaydı onun projelerini başarısız kılamazdık, milyarlarca dolar harcadık. Eğer Mursi yönetimi kalırsa Türkiye Mısır anlaşacak. Bu İsrail’in yok olmasına yeterli gelecektir dediler.

TÜRKİYE VE MISIR ARASINDAKİ FARK

Bize, 15 Temmuz’daki darbe teşebbüsü başarısız oldu. Türkiye ile Mısır arasındaki fark nedir diye soruyorlar. Bu iki ülke kıyas edilemez. Sizin 70 yıllık demokrasiniz vardı, bizim henüz bir yıl olmuştu. Türkiye 70 yıllık demokrasi serüveninde pek çok darbe yaşadı. İlk darbede Adnan Menderes ve arkadaşları idam edildi. Bu darbe İslamcılara yapılmamıştı. Darbelerin genel hedefi özgürlükleri kısıtlamaktır. Türkiye’nin RP, Fazilet ve AK Parti bağlamında 25 yıllık belediye tecrübesi var. Bu sürede ciddi sosyal hizmetler yapıldı. Mısır’da Mübarek döneminde istisnasız bütün odalar, öğrenci birlikleri, belediye seçimlerinde İhvan kazandı, Mübarek baş edemeyince hepsini kapattı. 6 mahkeme sadece İhvan için kuruldu. Ben sekiz defa tutuklandım. Darbeden sonra şu an 60 bin İhvan mensubu cezaevlerinde işkence altında zulüm görüyor. Bize neden boyun eğmiyorsunuz? Neden teslim olmuyorsunuz diyorlar, Biz sadece Allah’ın önünde eğiliriz. Mısır halkı bu süreçte bize daha fazla yaklaşıyor, ısınıyor, merak edip araştırıyor. Zafer inananların olacaktır inşallah.

Talat’ın konuşmasını dinleyen gençler, sık sık tekbir getirerek, “Kahrolsun Sisi, seninleyiz Mursi, şehitlerin yolunu sürdüreceğiz, yaşasın ümmet dayanışması, Kahrolsun Amerika, Kahrolsun İsrail” sloganları attı.

 

Paylaş

Gebze’den Tembihname Geçti

“Bi bakıp Çıkıcam” yeni nesil gençlik sohbeti 05 Ocak  2019 Cumartesi akşamı saat 18.30’da Gebze Kültür Merkezinde gerçekleşti. Sunumunu Seyfullah Şenel’in yaptığı programda, Aile gençlik ilişkileri, Sosyal Medya’nın hayatımıza etkileri, programın kendine özel tarzı ile anlatıldı. Konular arasında gerçekleşen küçük skeçler programın rengini, konunun anlaşılmasını ve eğlencesini arttırdı.

 

Paylaş

Kurtuluşumuz nefis tezkiyesindedir

Kurtuluşumuz nefis tezkiyesindedir

İlahiyatçı-Eğitimci Oktay Çağırıcı: Kendimize dönmemizin, kendimizi ciddiye almanın zamanı gelmiş, geçmiştir

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze tarafından üç yıldır devam eden ve geleneksel hale gelen aylık kavram derslerinde bu ay “Tezkiye” kavramı işlendi. Gebze İMH konferans salonunda gerçekleşen Tezkiye başlıklı sunumu İlahiyatçı-Eğitimci Oktay Çağırıcı yaptı. Yaklaşık bir saat süren sunumda ağırlıklı olarak “nefis tezkiyesi” üzerinde duran Oktay Çağırıcı, “Kur’an’ı Kerim’in ve tüm peygamberlerin en fazla üzerinde durduğu sorun nefis tezkiyesidir. Fakat bizim için bu kadar önemli olan nefis tezkiyesi en az önem verdiğimiz konudur” dedi.

DÜNYA VE AHİRETTEKİ KURTULUŞUMUZ NEFİS TEZKİYESİNE BAĞLIDIR

Kur’an’da nefis tezkiyesi ile ilgili 300’e yakın ayet bulunduğunu belirten Oktay Çağırıcı, “bu durum insan için nefis tezkiyesinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Bütün peygamberler nefis tezkiyesi için gelmiştir. Zira bizim dünya ve ahiretteki kurtuluşumuz nefsi temizlemeye bağlıdır. Açık gizli tüm kötülüklerden, günahlardan, fahşadan, kötü niyet ve duygulardan bizi koruyacak olan nefis tezkiyesidir. Fakat bizler bugün gününü gün eden bir varlık haline geldik. Nefsiyle ilgilenmeyen bir çöküş dönemi yaşıyoruz. Kendimizi unutunca hiçbir şeyin farkında olmayan bir hale geldik. Kendimize dönmemiz, kendimizi ciddiye almanın zamanı gelmiş geçmiştir. Nefis öldürülmez, terbiye edilir, kontrol altına alınır” diye konuştu.

NEFİS TEZKİYESİNİN BİR METODU, DİSİPLİNİ VARDIR

Nefis tezkiyesinin bir metodu, disiplini olması gerektiğini ifade eden Oktay Çağırıcı hoca şöyle devam etti:

Nefis tezkiyesinin bir metodu, disiplini vardır. Bunu Peygamberimiz(S.A.V.) göstermiştir. Nefis tezkiyesinde öncelikle yapmamız gereken Allah’ın bizi gördüğünü düşünerek, biz onu görmesek de O’nun bizi her daim gördüğünü bilerek hareket etmektir. Bu bizi günahlardan ve kötü amellerden, boş amellerden uzaklaştıracaktır. Yine dua ve tefekkür de nefis tezkiyesinde önemli hususlardır. Bizim en iyimiz, en hayırlımız Rasulullah(S.A.V.) olduğu halde, en fazla dua edenimiz, en fazla Allah’tan af ve mağfiret dileyenimiz de Peygamberimizdir. Sadece Allah’a kulluk edip, O’na ibadet etmek, Peygamberimiz gibi çokça dua edip Allah’a yönelmek zorundayız. Yine nefis muhasebesi tezkiyenin en önemli aşamalarındandır. Peygamberimizin en çok yaptığı dualardan biri olan “Ey kalpleri çeviren Allah’ım, kalbimi dinin üzerine sabit kıl” duasını dilimizden eksik etmemeliyiz.

ALLAH’TAN UTANACAĞIMIZ, YÜZÜMÜZÜN KIZARACAĞI İŞLER YAPMAYALIM

Allah’la buluşmayı, ölüm ve ötesini düşünmek en fazla ihmal ettiğimiz konuların başında geliyor. Ölümü hayatımızdan çıkardık. Ölümden daha büyük ibret, uyarı mı olur. Ama ölümü düşünmüyoruz. Ölümü hayatımıza sokarsak, ölümü uzak görmezsek hüsranla sonuçlanacak amellerden kaçınırız. Hesap günü geldiğinde “Rabbim ne olur beni dünyaya geri gönder. Biraz daha mühlet ver, salih ameller işleyeyim” denileceği pişmanlık anını yaşamayalım. Akıllı insan iyilikleri canlandırıp, kötülükleri öldüren kişidir. Peygamberimiz bizim için en güzel örnektir. Rabbimiz, Peygamberimizin büyük bir ahlak üzere olduğunu söylüyor. Allah bizi peygamberimize uyarsak sevecek.”

Salih ameller ve salih insanların nefis tezkiyesinde çok önemli yardımcı bir güç olduğunu belirten Oktay Çağırıcı, “ Bilmeyerek veya hatayla bir günah işlediğimizde arkasından bir iyilik yaparak, salih amel işleyerek o kusuru örtelim, temizleyelim. Allah, Gafur, Rahman ve Rahim sıfatlarıyla bizim günahlarımızı bağışlar, bizi temizler, tezkiye eder” diyerek sunumunu duayla tamamladı.

 

 

 

dav

dav

dav

Paylaş

Gebze Sivil Dayanışma Platformu YEMEN’e Yardım Kampanyası Başlattı

Yemen’e yardım kampanyası

Gebze Yemen’e sahip çıkıyor

 

Gebze’deki sivil toplum kuruluşlarından oluşan Gebze Sivil Dayanışma Platformu, savaş nedeniyle ağır bombardıman altında bulunan kuşatma altındaki Yemen’e yardım kampanyası başlattı.

75 LİRALIK GIDA YARDIM PAKETİ

Suud-BAE koalisyon güçlerinin saldırıları ve ülkedeki iç savaş nedeniyle büyük acılar çeken Yemen halkına Gebze’den yardım eli uzanıyor. Gebze Sivil Dayanışma Platformu, açlık, susuzluk, hastalık ve yoklukla pençeleşen mazlum Yemen halkına yardım kampanyası başlattı. 75 TL Gıda Yardım Paketi olarak belirlenen yardım kampanyasına destek olmak isteyen vatandaşlar 5642 Gebze Yemen yazarak İHH’nın banka hesap numaralarına paralarını yatırabilecek.

14 MİLYON İNSANLIK AÇLIKTAN ÖLME TEHLİKESİ YAŞIYOR

Denizden ve karadan yaşanan kuşatma nedeniyle yaklaşık 14 milyon insanın kıtlık ve açlıktan ölme tehlikesi yaşadığı Yemen’e gıda yardımında bulunmak için bir araya gelen Gebze Sivil Dayanışma Platformu, toplanan yardımları İHH kanalıyla Yemen’deki yardıma muhtaç insanlara ulaştıracak.

Kampanyaya Gebze’de faaliyet gösteren İHH, İlim Yayma Cemiyeti, İnsan ve Medeniyet Hareketi, İLKÇEV, TÜGVA, Erbakan Vakfı, İnsana Hizmet Derneği, GİLMDER, Akademi Derneği, Çoban Mustafa Paşa Vakfı, Medeniyet Derneği, Din Görevlileri Derneği, Eğitim Bir Sen ve Erdemli Nesil Derneği destek veriyor.

BANKA HESAP NUMARALARI

Yemen’e yardım kampanyasına katkıda bulunmak isteyen vatandaşlar İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı(İHH)’nın aşağıdaki hesap numaralarına paralarını yatırabilecek.

HALKBANK                : TR43 0001 2009 7540 0012 0100 80

Kuveyt Türk               : TR50 0020 5000 0009 9999 9000 01

Ziraat Bankası           : TR66 0001 0004 8802 1249 9450 07

Albaraka Türk           : TR16 0020 3000 0028 7839 0000 09

NOT: Açıklama kısmına 5642 Gebze Yemen yazınız.

 

Paylaş

Etkinliklerle Dolu Yaz Okulumuz Devam Ediyor

2 Temmuz’da başladığımız yaz okulumuz Kur’an eğitimi ve sosyal etkinliklerle devam ediyor. Yaz okulumuzda Haftanın dört günü öğlen vaktine kadar Kur’an-ı Kerim, Temel dini bilgiler ve değerler eğitimi öğleden sonra ise Çayırova İmam Hatip Lisesi önünde bulunan spor kompleksinde, okulun alanlarında bir çok etkinlik yapıyoruz. Haftada bir gün ise tamamen etkinliğe ayırıyoruz.

 

İlk hafta Gaziler Dağında velilerimizin de katkılarıyla bir piknik yaptık. ikinci Hafta Başiskele Belediyesi misafirperverliğinde Yüzmeye gittik, 15 Temmuz Milli İrade Parkı içindeki anıtları gördük, trafik eğitim parkurunu gezdik. Beş haftalık program bitene kadar hem Kur’an eğitimi ve hem de etkinliklerimiz devam edece.

 

Bu sene Yaz Okulumuzun koordinasyonunu Genç Hareketimiz üstleniyor. Program yaz okulundan sonra da ilk ve orta okullar için “Hareket Okulu Programı” ile devam edecektir.

 

Paylaş

Yaz Okulu Başlıyor!

Bu sene Genç Hareket’in gerçekleştireceği Geleneksel Yaz Okulumuz tüm hızı ve heyecanı ile başlıyor. 3 -4-5-6 ve 7. sınıflar için gerçekleştireceğimi yaz okulu 2 Temmuz – 3 Ağustos arası gerçekleşecektir. Kızlar için ayrı erkekler için ayrı sınıflar oluşturuyoruz. Haftanın beş günü gerçekleştireceğimiz programda dört gün eğitim bir gün etkinlik yapılacaktır. Etkinlik gününde piknik, gezi, uçurtma şenliği gerçekleştirilecek.

 

irt: 0542 644 30 50

Paylaş

Doğu Guta İçin İlk Tır Yola Çıktı KAMPANYA DEVAM EDİYOR

Doğu Guta’ya yardım kampanyası devam ediyor

Gebze’den ilk yardım TIR’ı Suriye’ye gönderildi

Gebze Suriye Dayanışma Platformu ve İHH işbirliğiyle geçtiğimiz ay başlatılan Doğu Guta’ya yardım kampanyası devam ediyor. Geçtiğimiz hafta sonu ilk yardım TIR’ı Çoban Mustafa Paşa Camii önünden törenle uğurlanırken ikinci TIR’ın da tamamlanarak bölgeye gönderilmesi için vatandaşlar kampanyaya destek vermeye davet edildi. Platforma üye sivil toplum kuruluşlarının öncülük ettiği kampanyaya vatandaşlar bir çuval un bedeli olarak 60 lira yatırarak katkıda bulunuyor.

Bir yandan rejimin acımasız hava bombardımanları, öte yandan açlık ve yoklukla mücadele ederek hayatta kalmaya çalışan mazlum Doğu Guta’nın sayıları onbinleri aşan sivil halkı başta İdlip olmak üzere muhaliflerin kontrolündeki bölgelere kaçarak muhacir durumuna düştü. Bölgede başta un olmak üzere temel gıda maddelerine ihtiyaç bulunuyor.

KARDEŞLİK BU GÜNLER İÇİN

“Kardeşlik Bu Günler İçin” sloganıyla yola çıkan Gebze Suriye ile Dayanışma Platformu üyesi sivil toplum kuruluşları, insani yardımın ulaştırılabildiği şu günlerde Gebzelileri en az bir çuval un alarak Doğu Guta halkına destek vermeye davet etti. Kampanyaya Gebze Suriye ile Dayanışma Platformu’na üye İHH Gebze, Türkiye Gençlik Vakfı Gebze, İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze, Akademi Eğitim Kültür Dayanışma Derneği, İlim Yayma Cemiyeti, Eğitim Bir Sen, Gebze Din Görevlileri Derneği, Gebze İmam Hatip Mezunları Derneği(GİLMDER), İnsana Hizmet Derneği,  Erbakan Vakfı Gebze ve Erdemli Nesil Derneği destek veriyor. Kampanyaya destek vermek isteyen vatandaşlar yardımlarını Uluslararası İnsani Yardım Vakfı İHH’nın aşağıdaki hesap numaralarına yatırabilecek:

Ziraat Bankası    : TR66 0001 0004 8802 1249 9450 07

Ziraat Katılım     : TR94 0020 9000 0000 2121 0000 02

Halk Bank            : TR43 0001 2009 7540 0012 0100 80

Kuveyt Türk       : TR50 0020 5000 0009    9999 0009 01

Albaraka Türk    : TR16 0020 3000 0028 7839 0000 09

Türkiye Finans  : TR 24 0020 6000 0400 3279 3000 01

Vakıf Bank          : TR29 0001 5001 5800 72 66 5775 89

PTT Posta Çeki  : 1605451

(Yardımlarınızı hesaba yatırırken 9075 Gebze Proje Kodunu yazmayı unutmayınız.)

 

 

Paylaş

Gebze İnsan ve Medeniyet Hareketi’nde “Küreselleşme” okumaları devam ediyor

Gebze İnsan ve Medeniyet Hareketi’nde “Küreselleşme” okumaları devam ediyor

 

Gebze İMH’de “Küresel Çağda Varolmak” tahlil edildi

Gebze İnsan ve Medeniyet Hareketi merkezinde her ay düzenli olarak gerçekleştirilen Kitap Tahlili etkinliğinde Atasoy Müftüoğlu’nun ‘Küresel Çağda Varolmak’ adlı eseri tahlil edildi.

İnsan ve Medeniyet Hareketi Eğitim Komisyonu Başkanı Eğitimci-Yazar Kamil Ergenç’in moderatörlüğünde gerçekleşen Kitap Tahlil programları, üçüncü yılında ‘Küreselleşme’ kavramı eksenli eserleri tahlil etmeye devam ediyor. Bu çerçevede mart ayı kitabı olan Atasoy Müftüoğlu’nun ‘Küresel Çağda Varolmak’ adlı eseri vakıf merkezinde tartışmaya açıldı.

Eserinde çağa tanıklık bilincini üst seviyede tutmaya çalışan yazar, diri tutucu fikirlerin cümlelere cömertçe yayıldığı bir eser olan ‘Küresel Çağda Varolmak’, Atasoy Müftüoğlu’nun diğer bütün eserlerinde de gözlemlendiği gibi okuyanlarını uyanmaya, direnmeye ve var olmaya davet ediyor.

MODERNİTEYE YANIT VEREMEDİK POSTMODERNİTE İLE HESAPLAŞAMADIK

Eserinde Avro-Amerikan merkezli küreselleşmeyle, sömürgeci küreselleşme karşısında Müslümanların tutumuna radikal eleştiriler yönelten Atasoy Müftüoğlu, düşüncelerini şu şekilde özetliyor: ‘’Küreselleşme Amerikancılığın, emperyalizmin yeni adı. Tüketim kültürünün küreselleşmesi zihinsel anlamda, kalbi anlamda, ruhi anlamda tükenişimize sebep oldu. Bugün insanlar tüketim tapınakları peşindeler. İhtiyaçlarımızı reklamlar belirliyor. Bugün cemaat liderleri bile pazarlanıyor. Biz postmodernite ile hesaplaşamadık, moderniteye bir yanıt veremedik, kendi modernitemizi de oluşturamadık. Biz araftayız. Bizim için bir gelecek yok. Hâlâ Batı’nın teknolojisini alalım ama kültürünü bırakalım diyoruz. Fakat nasıl yapacağımıza ise cevap veremedik.

KÜRESEL KÜLTÜR ULUSAL DEVLETLERLE DE SAVAŞIYOR

Postmodern küresel kültürün bu modern putlarla ilgili bir eleştirisi var. Dolayısıyla küresel kültür, ulusal devletle devletin bir ikon haline gelmesiyle de savaşıyor. Küreselleşmeden bu anlamda yararlanılabilir, ya da küreselleşmenin bize kazandırdığı iletişim devriminden yararlanılabilir. Bu enformasyon çağında biz hala ümmetle konuşmuyoruz. Ümmet ne düşünüyor konuşmuyoruz.’’

Eser genel anlamı ile kapitalist ekonominin; bütün anlamları, erdemleri, bilgelikleri ve ahlakı imha ederek insanlık dışı gerçekler oluşturduğunu belirterek, sınırsız büyüme stratejilerinin ağır insanlık sorunlarına, büyük kötülüklere ve felaketlere yol açtığını, kapitalist sistemde uygarlık adı altında bütün kişilikleri ve karakterleri erozyona uğrattığını ifade ediyor.

AVRUPA VE AMERİKA KENDİ DÜNYA GÖRÜŞÜNÜ FAŞİZM VE SAVAŞ YOLUYLA KABUL ETTİRMEYE ÇALIŞIYOR

Esere göre, günümüz dünyasında piyasanın evrenselliği dışında bir evrensellikten söz etmek mümkün değil. Bu tür bir evrensellik, sermaye aklının, neoliberal aklın dünya çapında etkili olmasını sağlıyor. Neoliberal akıl, kimliklerin, kültürlerin paramparça olmasına neden oluyor. Neoliberal akıl ve kültür karşısında toplumlarımızda; İslami kaygılar taşımayan, nötr ve monoton bir kişiliği ve karekteri temsil eden muğlak varoluş biçimleri çoğalıyor. Bu durum karşısında, bilincimizi sömürgeleştiren, aşındıran, çürüten süreçlerin maskesini düşürmek yerine suskun, tepkisiz, apolitik, gri, kirli hayatlar yaşayabiliyoruz. Avrupa ve Amerika, kendi dünya görüşlerini, hayat tarzlarını, Avrupa dışı dünyaya faşizm ve savaş yoluyla kabul ettirmeye çalışıyor. Modern-seküler proje yoluyla İslam toplumları, neoliberal fikirlere açık hale getirilecektir; Türkiye`deki gelişmelere bakılınca bu projenin büyük ölçüde etkili olduğu görülebiliyor. Yazar eserinde daha çok eleştirel bir dil kullanarak, öze dönüş çağrıları yapıyor ve tüm olumsuzluklara rağmen Müslümanların her çağda var olabileceğini vurguluyor.

Yaklaşık iki saat süren kitap tahlilinde katılımcılar  yazarın sömürgeci küreselleşme sürecine yönelik eleştirilerine katıldıklarını ifade ederken, özellikle İslam dünyası ve Ortadoğu’da yaşananlarla ilgili düşüncelerinin bütüncül bir bakıştan yoksun ve halkların hareketlerini ve iradelerini yok sayan bir duruş sergilediğini kaydettiler.

Paylaş

Kur’an’da Cahiliyye Kavramı – Aylık Kavram Desleri

Kur’an’da Cahiliye Kavramı

Sedat Kotan Hoca  “Cahiliye” kavramının boyutları ve belirgin özellikleriyle ilgili bir sunum gerçekleştirdi.

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze’de her ay geleneksel olarak düzenlenen kavram derslerinin sonuncusunda Sedat Kotan Hoca tarafından “Cahiliye” kavramıyla ilgili bir sunum yapıldı. Gebze İMH mensuplarının katıldığı sunumunu Kur’an’da cahiliye kavramlarının geçtiği Ali İmran 154, Maide 50 ve Fetih Suresi 26. ayetler çerçevesinde ele alan Sedat Kotan hoca büyük bir ilgiyle dinlendi.

MÜFREDAT’TA CAHİLİYE KAVRAMI

Konuşmasında cahiliye kavramının Kur’an’ın temel kavramlarından biri olduğunu vurgulayan Sedat Kotan hoca, cahiliye’nin kesin olmayan bir bilgiyle hareket etme anlamı taşıdığını belirterek, cahiliyenin inanç, düşünce, bilgi ve eylemde hayatımızdaki yansımaları ve boyutları üzerinde durdu. Arapçanın büyük ustası Ragıp El İsfahani’nin cahiliye tanımında üç anlamı ön plana çıkardığını anlatan Sedat Kotan, “Bunlardan ilki nefsin bilgiden uzak olması, ilim karşıtlığı, kesin bilgiye göre değil zan üzerine hareket etmedir. İkincisi, bir işi, yapılması gerekenin aksine yapmaktır. Üçüncü anlam ise bir şeye inancın o şeyin esas yapısının aksine bağlanmasıdır. Cahiliye kategorisindeki insan zanla, aceleci tepkisel ve fevri düşünür ve hareket eder. Bunun karşısında tevhidi düşünceye sahip olan insan ise ilim, kesin bilgi ve delille düşünür, sekinet ve vakarla hareket eder” diye konuştu.

CAHİLİYE’NİN BOYUTLARI

Cahiliye kavramını 20. Yüzyılda Müslümanların gündemine Seyyid Kutup ve Mevdudi gibi iki büyük düşünürün getirdiğini hatırlatan Sedat Kotan, Cahiliye’nin belirgin özellikleriyle ilgili bilgi verdi. Cahiliye’nin en belirgin özelliğinin sağlam bir bilgi ve delile dayanmayan, zan temelli düşünce, tutum ve davranışlar olduğunu ifade eden Sedat Kotan, cahiliyenin ikinci önemli özelliği olarak da taassubu gösterdi. Cahiliye’nin inançsal, hukuksal, yönetsel/sistemsel, ameli/eylemsel, ilimsizlik/zannilik ve soy/kabile/kavmiyet taassubu gibi ana başlıklarda ele alınacak boyutları olduğunu belirten Sedat Kotan hoca, “Merhum Seyyid Kutup cahiliyeyi “mutlak cahiliye” ve “şirk cahiliyesi” olarak kategorize ediyor. Mutlak cahiliye Allah yoktur, düşüncesi yani ateizmdir. Şirk cahiliyesinin temelinde ise Allah’ı uzak görmek vardır” dedi.

Sedat Kotan hocanın sunumu soru cevap bölümüyle sona erdi.

 

 

Paylaş
Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
Facebook
Facebook
Twitter