Pazartesi , 24 Haziran 2019
Anasayfa / Duyurular / Gebze’de Dünya Müslümanları ile Dayanışma Gecesi
Gebze’de Dünya Müslümanları ile Dayanışma Gecesi

Gebze’de Dünya Müslümanları ile Dayanışma Gecesi

 

Gebze Sivil Dayanışma Platformu’nun düzenlediği programda dünya Müslümanlarının sorunları ve çözüm yolları gündeme getirildi.

Dr. Ahmet Emin Dağ: 1.5 milyar İslam aleminin yarısı okuma yazma bilmiyor. 750 milyon Müslüman Kur’an dahi okuyamıyor.

Dr. Fehmi Talat: İsrail Mısır’daki darbe için milyarlarca dolar harcadı. Mursi Başkan iken yemeğini tasla evinden getirdi.

Gebze Sivil Dayanışma Platformu tarafından düzenlenen Dünya Müslümanları ile Dayanışma Gecesi Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’nde yapıldı. Başta Filistin, Mısır, Türkistan, Yemen, Suriye ve Afganistan’da Müslümanlara yapılan baskı ve katliamlarla en son Yeni Zelanda’da Cuma namazı için toplanan Müslümanlara yönelik katliamın gündeme getirildiği programa konuşmacı olarak Mısır İhvanı resmi sözcüsü Dr. Talat Fehmi ile İNSAMER Başkanı Dr. Ahmet Emin Dağ katılırken, Grup Yürüyüş de gecenin anlam ve önemine uygun şehadet, birlik ve dayanışma temalı ezgi ve marşlar seslendirdi. Sunuculuğunu Engin Ataman’ın yaptığı, Adem Akbaş hocanın Kur’an’ı Kerim tilaveti ve H. İbrahim Yavuz hocanın okuduğu duayla açılan programa platform üyesi Gebzeli sivil toplum kuruluşu mensupları ile Gebzeliler büyük ilgi gösterdi, Yeni Zelanda’da Müslümanlara yönelik gerçekleştirilen katliam kınandı.

VARLIKLA İMTİHAN EDİLİYORUZ

Gebze Sivil Dayanışma Platformu adına programın açılış konuşmasını yapan Musa Öztürk, Dünya Müslümanları ile birlik ve dayanışma duygularını canlı tutmak için gerçekleştirdikleri gecenin geleneksel olarak her yıl tekrar edileceğini belirtti. Musa Öztürk dünya Müslümanlarının son 150 yılda karşılaştıkları üzücü sürecin Müslümanların dağınıklığından ve güç sahiplerinin de bunu fırsata çevirmesinden kaynaklandığını ifade etti. Yeni Zelanda katliamı ile kelimelerin ifade etmekte güçlük çektiği fütursuz bir saldırıyla karşı karşıya kaldıklarını belirten Musa Öztürk, “Mesele zalimlerin ne yaptığı değil, Müslümanların ayağa kalkıp kalkmama meselesidir. Davanın ciddi erleri olduğumuzda meselemiz çözülecektir. Bizler Türkiye’de varlıkla imtihan ediliyoruz. Konforlu bir hayat yaşayarak sorunlarımızı çözemeyiz. Paris saldırısında dünyayı ayağa kaldıran Avrupa Mısır’da dokuz genç idam edilirken, Türkistan’daki baskı ve zulümlere sessiz kalırken, Yeni Zelanda’daki saldırıyı terör olarak nitelendirmezken elbette iki yüzlülük yapacaktır. Bizler ümmeti ayağa kaldıracak işlere ciddiyetle eğilmedikçe zalimler azgınlığını sürdürecektir” dedi.

İSLAM DÜNYASINDAN ÇARPICI TESPİTLER

Programın ilk sunumunu gerçekleştiren İHH yönetim kurulu üyesi ve İHH İnsani ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (İNSAMER) Başkanı Dr. Ahmet Emin Dağ, dünya Müslümanları ve İslam dünyası ile ilgili çarpıcı tespitlerde bulundu. Dünya Müslümanlarının milyonlarca kilometrekarelik bir coğrafyada, yüzlerce etnik yapıdan, farklı ırk, renk ve dillere mensup insanlardan oluştuğunu kaydeden Dr. Dağ, “1.5 milyar Müslümanın 500 milyonu gayrimüslim ülkelerde azınlık olarak yaşıyor. Dünyanın yeraltı zenginliğinin yüzde 50’si İslam ülkelerinde ama dünyanın en fakir ülkeleri İslam ülkeleri. Bu zenginlikler Müslümanlara değil, Batı’ya akıyor. 57 İslam ülkesinin toplam gayri safi milli hasıla payı sadece Fransa kadar ediyor. 80 milyonluk nüfusuyla Türkiye GSMH açısından İslam dünyasının en zengini. Dolayısıyla ümmete karşı sorumluluğumuz artıyor. 1.5 milyar insanın yarısı okuma yazma bilmiyor. “Oku” ayetiyle başlayan bir dine mensubuz. 750 milyon Müslüman Kur’an dahi okuyamıyor. Bu oran kadınlarda yüzde 60 dolaylarında. Bu eğitim kapasitesiyle İslam dünyasının yaşadığı sorunları aşması mümkün değildir” dedi.

ZİHİNSEL VE SİYASAL BİRLİĞE İHTİYACIMIZ VAR

Müslümanların dayanışmasının önündeki en büyük engelin yine kendileri olduğunu belirten Dr. Ahmet Emin Dağ, “İslam dünyasında 40 ayrı çatışma noktası var. Bunların çoğunda sebep Batılı sömürgeciler değil. Müslümanlar birbiriyle çatışıyor. Ateşe benzin dökenler onlar ama aramızdaki savaşın sebebi biziz. Yeni Zelanda’daki katliam onlarca kez Pakistan’da, Irak’ta, Afganistan’da, Suriye’de yaşandı. Hasta ruhlu insanlar mezhep taassubuyla birbirlerini katlediyor. Irak ve Suriye’deki durum diğer İslam ülkelerine mezhep gerilimi ihraç ediyor. Bizlerin öncelikle zihinsel birliğe, sonra da siyasal birliğe ihtiyacımız var. Onlar Müslümanlara karşı birlik ve beraberlik sağlamada başarılılar. Avrupa ve Amerika’da her gün Müslümanlara, mabetlerine saldırı haberleri geliyor, fakat katliama dönüşmediği için haber değeri bile taşımıyor.” dedi.

Dr. Ahmet Emin Dağ konuşmasına şöyle devam etti:

SORUNLAR VE ÇÖZÜM YOLLARI

İslam dünyasının yaşadığı sorunları genel ve yerel sorunlar olmak üzere iki ana başlıkta toplamak gerekir. Genel sorunlarımız; birlik ve dayanışma duygularından yoksunluk, dini anlayıştaki problemler ve dini yaşamadaki gevşeklik, fakirlik ve sosyal adaletsizlik, cehalet ve ilimden uzaklaşmadır. Yerel sorunlarımız ise; Suriye, Filistin sorunu, Irak, Afganistan, Mısır, Yemen, Arakan, Doğu Türkistan, Keşmir’dir. Bu sorunları çözmek için yapılması gerekenler siyasal olarak; Müslüman ülkeler arası birlik ve beraberliğin sağlanması, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın rolünü artırmak, ortak siyasi ve ekonomik birlik kurmak, ortak para birimi, bilim ve eğitim konularında işbirliğidir. Toplumsal olarak, ümmet bilincini geliştirmek, sivil ittifakları artırmak, yardımlaşma kurumları tesis etmektir. Bireysel olarak ise, dinimizi iyi öğrenmek, taassuptan uzak durmak, bağışlara önem vermek ve dua etmektir.

  1. TALAT FEHMİ: MURSİ BAŞKAN İKEN YEMEĞİNİ TASLA EVİNDEN GETİRDİ

Son olarak kürsüye çıkan Mısır Müslüman Kardeşler Hareketi (İhvan) resmi sözcüsü Dr. Talat Fehmi, Mısır’da devam eden zulüm ve 3 Temmuz 2013’te Sisi diktası tarafından yapılan darbeyle ilgili gerçekleri paylaştı. Mısır’da yaşanan Sisi darbesine Mursi tarafından Mısır’ın bağımsızlaşması için atılan siyasal ve ekonomik adımların yol açtığını belirten Dr. Talat Fehmi, “ABD’nin Mısır Büyükelçisi Anne Peterson dedi ki, ‘Mursi başkan olduktan sonra bizim talimatlarımızı dinlemedi.’ Ona şöyle cevap verdim. Evet Mursi, sizi dinlemedi. Sizin talimatlarınıza asla boyun eğmedi. Mursi Mısır’ın kendi silah fabrikasını kurdu. Kendi ülkesinin gıda üretiminin kendisine yetmesi için çalıştı. Nil’in sularını Mısır’ın çıkarları için kullandı. Yerli otomobil, yerli tablet, yerli uydu çalışması başlattı. Dünya güçlerine borç almak için avuç açmadı. İşsizlik azaldı. Bir yılda memur maaşını yüzde 60 artırdı. Normalde yüzde 10-20’lik artış Mısır’da iyi kabul edilir. Mursi bir yıl içinde herkesin gerçek yüzünü ortaya çıkardı. Maaş almadı, bazı harcamaları cebinden ödedi. Başkan iken yemeğini tasla evinden getirdi. Yardımcıları da görevdeyken maaşlarına dokunmadı. Mursi görev süresinde kendisine ayrılan malikaneye taşınmadı. Kirada oturmaya devam etti” diye konuştu.

İSRAİL DARBE İÇİN MİLYARLARCA DOLAR HARCADI

İhvan resmi sözcüsü Dr. Talat Fehmi şöyle devam etti:

Mursi göreve başladıktan sonra ABD ve Siyonizmin isteklerine aykırı bir siyaset izledi. Türkiye, İran, Pakistan, Rusya, Brezilya, Çin’i ziyaret etti. Bir yıl boyunca Sina-Refah sınır kapasını açarak Gazze’lilerin geçim şartlarının düzelmesine yardımcı oldu. Bizatihi İsrail’in açıklamalarında “Mursi gelince endişelendik. Bütçenin büyük bölümünü Mursi’nin hamlelerini bertaraf etmek için ayırdık dediler. İsrail Gazze’de savaşın durması için ABD aracılığıyla savaşın durması için yardım istedi. Devletin tüm organları Mursi’yi yalnız bıraktı. İsrail darbeden sonra açıklama yaptı. Eğer Mursi bir yıl daha kalsaydı onun projelerini başarısız kılamazdık, milyarlarca dolar harcadık. Eğer Mursi yönetimi kalırsa Türkiye Mısır anlaşacak. Bu İsrail’in yok olmasına yeterli gelecektir dediler.

TÜRKİYE VE MISIR ARASINDAKİ FARK

Bize, 15 Temmuz’daki darbe teşebbüsü başarısız oldu. Türkiye ile Mısır arasındaki fark nedir diye soruyorlar. Bu iki ülke kıyas edilemez. Sizin 70 yıllık demokrasiniz vardı, bizim henüz bir yıl olmuştu. Türkiye 70 yıllık demokrasi serüveninde pek çok darbe yaşadı. İlk darbede Adnan Menderes ve arkadaşları idam edildi. Bu darbe İslamcılara yapılmamıştı. Darbelerin genel hedefi özgürlükleri kısıtlamaktır. Türkiye’nin RP, Fazilet ve AK Parti bağlamında 25 yıllık belediye tecrübesi var. Bu sürede ciddi sosyal hizmetler yapıldı. Mısır’da Mübarek döneminde istisnasız bütün odalar, öğrenci birlikleri, belediye seçimlerinde İhvan kazandı, Mübarek baş edemeyince hepsini kapattı. 6 mahkeme sadece İhvan için kuruldu. Ben sekiz defa tutuklandım. Darbeden sonra şu an 60 bin İhvan mensubu cezaevlerinde işkence altında zulüm görüyor. Bize neden boyun eğmiyorsunuz? Neden teslim olmuyorsunuz diyorlar, Biz sadece Allah’ın önünde eğiliriz. Mısır halkı bu süreçte bize daha fazla yaklaşıyor, ısınıyor, merak edip araştırıyor. Zafer inananların olacaktır inşallah.

Talat’ın konuşmasını dinleyen gençler, sık sık tekbir getirerek, “Kahrolsun Sisi, seninleyiz Mursi, şehitlerin yolunu sürdüreceğiz, yaşasın ümmet dayanışması, Kahrolsun Amerika, Kahrolsun İsrail” sloganları attı.

 

Paylaş

Hakkında imhgebze

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
Facebook
Facebook
Twitter