Salı , 22 Ocak 2019
Anasayfa / Etkinlikler / İNSAN ve MEDENİYET HAREKETİ GEBZE TEKAMÜL HALKALARI YIL SONU PROGRAMI
İNSAN ve MEDENİYET HAREKETİ GEBZE TEKAMÜL HALKALARI YIL SONU PROGRAMI

İNSAN ve MEDENİYET HAREKETİ GEBZE TEKAMÜL HALKALARI YIL SONU PROGRAMI

İnsan ve Medeniyet hareketi Gebze ‘’Tekamül Halkaları’’ yıl sonu kapanış programını 22/06/2013 cumartesi günü saat 19:30’da Hamza TÜRKMEN’in katılımıyla ‘’İslamcılık’’üst başlığı altında hareket merkezinde gerçekleştirdi.

P1140941

Hamza TÜRKMEN, İslamcılık fikriyatıyla ilgili olarak; kavramın Kur’ani bir kavram olmadığını; ilk olarak Eşari’nin bu kavramı kullandığını; islamcılığın bugün İslam’ın hayat nizamı olarak yaşanması gerektiğine inanan müslümanları tanımlayan bir ifade olduğunu ifade ederek sözlerine başladı.

 

1839 tarihinden itibaren batılı paradigmanın bu coğrafyada hakim kılınmaya başlanmasına değinen Hamza TÜRKMEN; vak’ayı okuyan adam yetiştiremeyen Osmanlıda, yıkılma sürecinde payitahtı yeniden diriltmek ve yıkıma engel olmak için İslamcılık, Osmanlıcılık ve Türkçülük adı altında üç tarz-ı siyasetin ortaya çıktığını; bu akımlardan Osmanlıcılığın zımnen ulusçuluğu barındırdığı,Türkçülüğün ise yeni kurulan cumhuriyetin temel dayanağı olduğunu ancak İslamcılığın meseleye ümmet perspektifinden yaklaştığını ifade ederek,Abdülhamit’in ittihadı İslam veya Panislamizm düşüncesinin İslamcılık akımından etkilendiğine vurgu yaptı.

P1140942

Yeni kurulan Cumhuriyetin Osmanlı bakiyesi seküler/laik elitleri tarafından İslam imajının yok edilmesi çabalarına ve bu çerçevede onbinlere varan kanaat önderinin idam edildiğine işaret eden Hamza TÜRKMEN; ikinci dünya savaşına gelinceye kadar halkın Kur’an öğrenerek ve hafız yetiştirerek direnmeye çalıştığını; ikinci dünya savaşından sonra ise Batının zorlamasıyla geçilen çok partili hayatın bir yansıması olarak görece dini özgürlük alanlarının oluştuğuna; ancak dünyaya kapalılık ve yıllar süren baskıdan dolayı millici, sağcı ve muhafazakar bir İslami dilin oluştuğuna vurgu yaparak; Türkiye’de gerçek anlamda İslami şuurlanmanın 1970’li yılların ortalarına-özellikle çeviri faaliyetleri sonrası Seyyid Kutup Mevdudi gibi simalarla tanışma sonrasına-denk geldiğini ifade etti.

P1140946

Sahih İslami bilinçlenme sürecinde Düşünce Dergisi,Ercüment ÖZKAN ve İktibas Dergisi,Akıncılar ve Şura dergisi,Sedat YENİGÜN’ün çıkardığı İslami Hareket dergisi gibi unsurların etkili olduğuna işaret eden Hamza TÜRKMEN; 1970’lerde Türk üniversitelerinde Muhammed Tanci, Muhammed Hamidullah ve Tayyib Okiç’in  İslamcılık fikrini kitap merkezli işlemeye başladıklarını, sahih islamın üniversitede gündemleşmeye başladığını belirtti.  1990’lı yıllara gelindiğinde bağımsız Müslümanlar ve kaleyi içten fethetme stratejisi izleyenler şeklinde bir ayrışma yaşandığını; bu nedenle 1985-1995 li yılların İslamcılık fikriyatı açısından en canlı dönemler olduğunu; bugün gelinen nokta itibariyle İslamcı havzanın önemli bir entelektüel birikiminin siyasal alanda mücadele ettiğine değindi.

 

Hem dini hem hayatı bilerek hareket etmenin ‘tertil fıkhını’ oluşturduğunu söyleyen TÜRKMEN, Islahın ancak bu şekilde mümkün olduğunu; kitap merkezli bir akaid ve sünnet anlayışının şahitliği gerçekleştirmenin en önemli yolu olduğunu vurguladı. Çok verimli olabilecek bir zemin bulunduğunu ancak bunun yeterince değerlendirilemediğini, model ve eylem birlikteliğinin oluşturulmasının zorunlu olduğunu söyledi.

 

Tunus’la başlayan ve ümmet coğrafyasını saran uyanış süreçlerine de değinen Hamza TÜRKMEN; bu süreçlerin tedricilik barındırdığı için sünnetullaha daha uygun olduğunu; bu süreçlerde Müslümanların diğer gruplarla beraber hareket ettiklerini ve dolayısıyla yeni süreçte onlarında rol almalarına imkan tanıdıklarını; önemli olanın istikbarın ortadan kaldırılarak fikirlerin ve eylemlerin rahatça ifade edildiği ortamların oluşmasına imkan sağlamak olduğunu; sahih bir dönüşümün ancak böyle bir imkan oluştuğunda ve halk gerçek anlamda bilinçlendirildiğinde gerçekleşeceğini vurguladı.

 

1 Mart tezkeresinin Türkiyeli Müslümanların son 10 yılda gerçekleştirdiği en önemli eylemselliği barındırdığını ifade eden TÜRKMEN; şayet tezkere geçseydi bugün Türkiye’de üç tane ABD üssü olacağına işaret ederek ‘’müslümanın reel politiği İslam hakikatine uygun olmalı ve pragmatik olmamalıdır çünkü pragmatik olduğunda din biter’’ ifadesini kullandı.

 

Program soru-cevap ve çay faslıyla saat 22:45 te sona erdi.

İMH GEBZE EĞİTİM KOMİSYONU

Paylaş

Hakkında imhgebze

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
Facebook
Facebook
Twitter