Salı , 26 Eylül 2017
Anasayfa / Dünya / Şehid Malik El Şahbaz (Malcolm X)
Şehid Malik El Şahbaz (Malcolm X)

Şehid Malik El Şahbaz (Malcolm X)

Amerika Irkçılık tarihinin en vahşi cinayetini bundan 52 yıl önce bugün işledi. Kuşkusuz bütün varlığını ve yeryüzü üzerindeki hakimiyetini ekini ve nesli mahvetmeye adamış bir güç merkezi olan Amerika öldüre öldüre, zihinlerini iğfal ede ede bitiremediği Afro-Amerikalı siyahların en önemli lideri Malik El Şahbaz’ı yani Amerika’da ve dünyada bilinen adıyla Malcolm X’i öldürerek çok kendi emelleri için doğru bir şey yaptığını sanıyordu.

Malcolm X Amerika’da Zenciler üzerine oynanan değersizleştirme ve köksüzleştirme faaliyetlerinin firesi gibiydi. Her şey zalimler için güzel ilerlerken ortaya çıkan bir mucize gibi idi. Çünkü o gençliğinin en hızlı zamanlarını Amerikan kolonyalizminin ve ağır kapitalizminin çarkında harcamış bıçkın bir delikanlıydı. Gün geldi, her zaman Zencilere işleyen Amerikan adaleti tecelli ederek, Malcolm Little isimli bu delikanlıyı Malcolm X yapan süreci başlattı.

Bu süreç Malcolm’u önce Nasyonalist bir zenci yaparken kendi ırkdaşları ve eski liderinin gayri ahlaki tavırları sonrası gittiği hac yolculuğu onu Malik El Şahbaz yaptı. Bir serseriden şehit çıkaran yangından söz ediyoruz. Malcolm X’in isimleri adeta Amerikan köle sisteminin özeti gibidir. Malcolm da önce ismine odaklanmıştı. “Senin adın ne?” diye soruyordu. “Adının ne olduğunu biliyor musun?” diye soruyordu. Bu soru Malcolm X’in sadece bir isim arayışı değil bir kimlik arayışıydı. Bu arayışa herkesi davet ediyordu.

“Diyorum hepimizin bir gizli adı olsa gerek

Belki çocuk ve ihtiyar

Belki kadın ve Erkek

Hepimiz herbirimiz gizli bir isimle adaşız

Yoksa şimdiye kadar hesapların tutması lazımdı

hayatımıza kendi adımızla başlardık

Bilmediğimiz bu isim, hesaptaki bu açık

belki dilimi çözer, aşkımı başlatırım

Aşk yazılmamış olsa bile adımın üstüne

Aşkın üstüne adımı kendim yazarım.” İsmet Özel

 

Dizeleri sanki Malcolm X için yazılmış gibidir. Siz hiç kendiniz ve milletiniz için bir isim aradınız mı? Hiç kendinize “Adın ne senin?” diye sordunuz mu? Kendize “Adımı kim neden koydu?” diye sordunuz mu? Sizin bir adınız var mı? Hiç adınızı değiştirmeyi düşündünüz mü?

Malik El Şahbaz neden öldü? O bu tehlikeli soruyu yüksek sesle sormuştu “Who Are you?” “What’s Your Name?”

 

şimdi aynaya bakarak kendimize dönüp sorma zamanıdır. “Sen kimsin?” “Senin adın ne?” ben bir insanın ismini değiştirmesini anlamazdım. Malcolm önce isminin sonuna bir X koydu. Sonra bu soru için, bu bilinmezi aydınlatmak için uzak diyarlara gitmeyi ve  ölmeyi göze aldı. Kendi adını ve kimliğini aramak için hacca giden hacılar çıkarabilirsek ümmet kurtulacak.

 

Bizler Müslümanlar olarak kendimizi bir emniyet alanı içinde görüyor ve bir adımız olmasından mutlu bir şekilde yaşıyoruz. Herkesin bir adı var diye bir adımız var. Adımız ve kimliğimiz arasındaki uçurumu görmüyoruz bile. Bir televizyon kanalındaki ses yarışmasında Eminem isimli İngiliz Rapçiyi taklit eden çocuğun adı Mus’ab idi. sunum aynen şöyleydi: “Mus’ab bizim için bir rap şarkısı söyleyecek. Musab tam bir Eminem hayranıdır.” Sahneye çıkan Mus’ab ingilizce aksanı bile tam taklit ederek şarkısını söylüyor. Zihnimizde Mus’ab b. umeyr canlanıyor. Şimdi soralım kendimize senin adın ne?

Her isim bir dua gibidir. Kendi ismini arayan bir adamı El Hac Malik El Şahbazı büyük bir özlemle, eksikliğini hissederek, rahmetle anıyoruz. Bir şehidin asla ölmeyeceğinin kanıtı olarak hatırası, sireti ve sureti aklımızdan gitmiyor. Yaşamıyla da ölümüyle de bize bir şeyler anlatmayı sürdüren bir anıt gibi yükseliyor.

 

Said Kotan

Hakkında imhgebze